Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Yeter…
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Ankaraspor isimli yapay oluşumu yaratıp sonra yok eden, Ankara futboluna zarardan başka bir şey vermeyen mantaliyete artık yeter!
Büyükşehir Belediye Başkanı'nın görevleri nelerdir:
a. Büyükşehir tüzel kişiliğinin temsil etmek ve onun en üst amiri olarak belediye teşkilatını kanunlarla ve stratejik plana uygun olarak sevk ve idare etmek.
b. Bütçeyi uygulamak, belediye personelini atamak, belediye ve bağlı kuruluşları denetlemek.
d. Büyükşehir belediyesi ve bağlı kuruluşları ile işletmelerin etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlamak.
e. Büyükşehir belediyesinin gelir, alacak, hak ve menfaatlerini izlemek ve tahsil ettirmek.
f. Resmi dairelerde, idari ve adli yargı mercilerinde davacı veya davalı sıfatıyla büyükşehir belediyesini temsil etmek veya başkasına vekâlet yetkisi vermek,
g. Gerektiğinde bizzat nikâh kıymak.
h. İlçe/ilk kademe belediyeleri arasında hizmetlerin yürütülmesinde birlik ve beraberliği sağlamak ve ilçe/ilk kademe belediyelerince yapılan hizmetlerin etkinliğini sağlayıcı tedbirleri almak ve bu amaçla gerektiğinde mahallinde denetlemelerde bulunmak.
Büyükşehir ve ilçe/ilk kademe belediye meclislerinin bütçe ve imarla ilgili olanlar dışındaki bütün kararları, büyükşehir belediye başkanına gönderilir. Başkan, hukuka aykırı gördüğü kararların tekrar görüşülmesini isteyebilir. Meclisler, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kararlarında ısrar ederlerse kararlar kesinleşmiş olur. Başkan, kesinleşen kararların iptali için idari yargıya başvurabilir.
Kanun, belediye başkanları için bazı sınırlamalar getirmiştir. Buna göre, Büyükşehir ve büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye başkanları, görevlerinin devamı süresince siyasi partilerin yönetim ve denetim organlarında görev alamaz; profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz ve yönetiminde bulunamazlar.
Büyükşehir belediye başkanı, büyükşehir belediye idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Büyükşehir belediye başkanı, ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre büyükşehir belediyesi sınırları içindeki seçmenler tarafından doğrudan seçilir. Büyükşehir belediye başkan vekili, Belediye Kanunundaki usullere göre belirlenir. Ancak, büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye başkanları büyükşehir belediye başkan vekili olamaz.
Belediye Kanunundaki hükümler saklı kalmak kaydıyla büyükşehir belediye meclisinin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılan büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarının görevlerine Danıştay kararıyla son verilir.
Evet yukarıdaki metinde ne diyor: “Profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz ve yönetiminde bulunamazlar.” Tabi bu yasayı hazırlayanlar herhalde şunu yazamazlardı : “Profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz, yönetiminde bulunamaz, paravan isimlerle yönetir gibi yapamaz”. Herhalde hukuk tekniğine aykırı bir dil olurdu kim bilir….
Ankara'nın aynı konumdaki ismi ile ilgili daha önce oluşturduğu Ankaraspor adındaki yapay oluşuma dair çok yazdık, çizdik. Hangi kaynaklarla yönetildiği sık sık sorgulanan, seyircisi olmayan bir takımdı. Yenikent'teki ilk maçı hatırlar Gençlerbirlikliler…. 19 Mayıs'ta oynanmayacağı hadisesi bir hukuk cambazlığı ile ve yaklaşık 20 saat önce belli olmuş, çoğu Ankaralı bundan habersiz kalmıştı. İlk maçlarda belediye araçları ile top, forma vs dağıtılmıştı.
Ben bir belediye başkanının içine sığmayan futbol sevgisini anlayabilirim. Hatta siyasete atılmasaydım, keşke spor anlamında bir kariyer yapsaydım demiş bile olabilir bu kişi. Ama, kendi inanılmaz yönetme hırsının bizzat yönettiği şehre zarar vermesini anlayamam.. Tabii biz bu eleştirileri, daha da keskin ifadelerle Ankaraspor döneminde yazmıştık. 250 TL'lik bilet faciasını yaşayanlar Ankaragüçlülerdi, yaşatan da bugünkü mantaliteydi.… Hatırlıyorsunuz değil mi o günü sevgili Ankaragüçlüler? Elinde kombinesi olan Ankaralılar, Ankaraspor tribününe girememişti.
O yüzden bugün olanlara şaşırmıyorum, sadece üzülüyorum. Ankara futbolunda zaten stada seyirci çekmede toplam manada - Ankaragücü hariç - bir sıkıntı var. Tamam, belediye başkanının futbola hiç mi katkısı olmamıştır, elbette olmuştur ama bu yapılanlar da nedir! Hani diyebilirsiniz ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de bir şekilde takımı var ama ben sayın Kadir Topbaş'ın futbolla ilgili hiçbir açıklamasını görmüyorum…
Bu yazıyı, Ankaragücü'nün Antalya maçı öncesinde kaleme alıyorum. Amacım bir ismi yerden yere vurmak değil, sadece bu isim değil, kulübü yıllarca yönetmiş ve taraftarın Caydın ismiyle hitap ettiği kişiyi de protesto ediyorum. Kulübe verdiğiniz zararlar artık dağları aştı. Arada Cengiz Topel gibi bir isim çıktı da görevi devraldı, kendisini yine bu zor anlarda göreve aday olduğu için kutlamak lazım. Ama yapması gereken bir şey var, sonuçta bir gün yine bırakacaktır, öyle bir yapı kurmalıdır ki, şu anda Ankaragücü'nü sarsan bu tip yapılar bir daha göreve gelemesin… Profesyonel yönetim anlayışını getirsin, biz de kendisini ayakta alkışlayalım, sayfalarca yazalım. Bugünkü gibi “biz gidersek Ankaragücü küme düşer” safsatasını bir daha duymayalım.
Ayrıca, Ankaragücü düşmez, düşse de bir şey olmaz. Yeniden toparlanır, gelir. Bursaspor düştü, toparlandı, geldi ve şampiyon oldu. Bugün PAF takımı birkaç takviye ile çıksa, şu an yaşananlardan daha onurlu olur bazı şeyler. Yönetme erki kendi ellerinden alınacak diye, insanlara ölümü gösterip sıtmaya razı etmek de nedir? Bu mudur Ankara sevgisi? Ankaralı iş adamlarına da sesleniyorum, lütfen ve lütfen, ille para desteği anlamında görmeyin bunu. Sizler iş kurmuş, yöneticiler istihdam etmiş kişilersiniz. Bu şehrin ve insanının havasını biliyorsunuz, gelin şu kulübün değişmesine katkıda bulunun. Aynı zamanda başka takım taraftarı da olabilirsiniz, yeter ki katkı verin, sizleri de bu sütunlarda zikredelim, analım. Cengiz Topel'e hep beraber destek olalım, yanlışlarını da vurgulamayı ihmal etmeyelim.
Bu arada Ümit Özat'ın bir dediğini de Ankaragüçlü taraftarların artık çok iyi düşünmesini istiyorum. 19 Mayıs Stadı kapasitesi 20 bin kişi. Hiçbir maç tek koltuğun bile boş olduğunu görmedim, yani demek istediğim Ankaragücü maçları dolu dolu olsa da, hani vardır ya ekrandan bakan seyirci bir koltuğu bile boş görmez, öyle bir durumu hatırlamıyorum. Demek istediğim şu, stadın kapasitesi bu iken bir sürü taraftar grubu var. Daha önce de defaatle yazdım, bu kadar taraftar grubu olacak iş mi… Statta aynı anda 4 farklı tezahüratı duyduğumu hatırlıyorum. Bir Galatasaray'da, Fenerbahçe'de, Beşiktaş'ta olmayan, hatta birçok şehir takımında olmayan, görülmemiş şey sadece Ankaragücü'nde yaşanıyor. Bunun zarar verdiğini lütfen görelim artık. Kendi önceliklerimizi geri planda tutalım..
Hani bir laf vardır, bir musibet bin nasihatten daha iyidir diye…
Büyükşehir Belediye Başkanı'nın görevleri nelerdir:
a. Büyükşehir tüzel kişiliğinin temsil etmek ve onun en üst amiri olarak belediye teşkilatını kanunlarla ve stratejik plana uygun olarak sevk ve idare etmek.
b. Bütçeyi uygulamak, belediye personelini atamak, belediye ve bağlı kuruluşları denetlemek.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
c. Meclis ve encümene başkanlık etmek ve onların kararlarını uygulamak.d. Büyükşehir belediyesi ve bağlı kuruluşları ile işletmelerin etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlamak.
e. Büyükşehir belediyesinin gelir, alacak, hak ve menfaatlerini izlemek ve tahsil ettirmek.
f. Resmi dairelerde, idari ve adli yargı mercilerinde davacı veya davalı sıfatıyla büyükşehir belediyesini temsil etmek veya başkasına vekâlet yetkisi vermek,
g. Gerektiğinde bizzat nikâh kıymak.
h. İlçe/ilk kademe belediyeleri arasında hizmetlerin yürütülmesinde birlik ve beraberliği sağlamak ve ilçe/ilk kademe belediyelerince yapılan hizmetlerin etkinliğini sağlayıcı tedbirleri almak ve bu amaçla gerektiğinde mahallinde denetlemelerde bulunmak.
Büyükşehir ve ilçe/ilk kademe belediye meclislerinin bütçe ve imarla ilgili olanlar dışındaki bütün kararları, büyükşehir belediye başkanına gönderilir. Başkan, hukuka aykırı gördüğü kararların tekrar görüşülmesini isteyebilir. Meclisler, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile kararlarında ısrar ederlerse kararlar kesinleşmiş olur. Başkan, kesinleşen kararların iptali için idari yargıya başvurabilir.
Kanun, belediye başkanları için bazı sınırlamalar getirmiştir. Buna göre, Büyükşehir ve büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye başkanları, görevlerinin devamı süresince siyasi partilerin yönetim ve denetim organlarında görev alamaz; profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz ve yönetiminde bulunamazlar.
Büyükşehir belediye başkanı, büyükşehir belediye idaresinin başı ve tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Büyükşehir belediye başkanı, ilgili kanunda gösterilen esas ve usullere göre büyükşehir belediyesi sınırları içindeki seçmenler tarafından doğrudan seçilir. Büyükşehir belediye başkan vekili, Belediye Kanunundaki usullere göre belirlenir. Ancak, büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye başkanları büyükşehir belediye başkan vekili olamaz.
Belediye Kanunundaki hükümler saklı kalmak kaydıyla büyükşehir belediye meclisinin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılan büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarının görevlerine Danıştay kararıyla son verilir.
Evet yukarıdaki metinde ne diyor: “Profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz ve yönetiminde bulunamazlar.” Tabi bu yasayı hazırlayanlar herhalde şunu yazamazlardı : “Profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz, yönetiminde bulunamaz, paravan isimlerle yönetir gibi yapamaz”. Herhalde hukuk tekniğine aykırı bir dil olurdu kim bilir….
Ankara'nın aynı konumdaki ismi ile ilgili daha önce oluşturduğu Ankaraspor adındaki yapay oluşuma dair çok yazdık, çizdik. Hangi kaynaklarla yönetildiği sık sık sorgulanan, seyircisi olmayan bir takımdı. Yenikent'teki ilk maçı hatırlar Gençlerbirlikliler…. 19 Mayıs'ta oynanmayacağı hadisesi bir hukuk cambazlığı ile ve yaklaşık 20 saat önce belli olmuş, çoğu Ankaralı bundan habersiz kalmıştı. İlk maçlarda belediye araçları ile top, forma vs dağıtılmıştı.
Ben bir belediye başkanının içine sığmayan futbol sevgisini anlayabilirim. Hatta siyasete atılmasaydım, keşke spor anlamında bir kariyer yapsaydım demiş bile olabilir bu kişi. Ama, kendi inanılmaz yönetme hırsının bizzat yönettiği şehre zarar vermesini anlayamam.. Tabii biz bu eleştirileri, daha da keskin ifadelerle Ankaraspor döneminde yazmıştık. 250 TL'lik bilet faciasını yaşayanlar Ankaragüçlülerdi, yaşatan da bugünkü mantaliteydi.… Hatırlıyorsunuz değil mi o günü sevgili Ankaragüçlüler? Elinde kombinesi olan Ankaralılar, Ankaraspor tribününe girememişti.
O yüzden bugün olanlara şaşırmıyorum, sadece üzülüyorum. Ankara futbolunda zaten stada seyirci çekmede toplam manada - Ankaragücü hariç - bir sıkıntı var. Tamam, belediye başkanının futbola hiç mi katkısı olmamıştır, elbette olmuştur ama bu yapılanlar da nedir! Hani diyebilirsiniz ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de bir şekilde takımı var ama ben sayın Kadir Topbaş'ın futbolla ilgili hiçbir açıklamasını görmüyorum…
Bu yazıyı, Ankaragücü'nün Antalya maçı öncesinde kaleme alıyorum. Amacım bir ismi yerden yere vurmak değil, sadece bu isim değil, kulübü yıllarca yönetmiş ve taraftarın Caydın ismiyle hitap ettiği kişiyi de protesto ediyorum. Kulübe verdiğiniz zararlar artık dağları aştı. Arada Cengiz Topel gibi bir isim çıktı da görevi devraldı, kendisini yine bu zor anlarda göreve aday olduğu için kutlamak lazım. Ama yapması gereken bir şey var, sonuçta bir gün yine bırakacaktır, öyle bir yapı kurmalıdır ki, şu anda Ankaragücü'nü sarsan bu tip yapılar bir daha göreve gelemesin… Profesyonel yönetim anlayışını getirsin, biz de kendisini ayakta alkışlayalım, sayfalarca yazalım. Bugünkü gibi “biz gidersek Ankaragücü küme düşer” safsatasını bir daha duymayalım.
Ayrıca, Ankaragücü düşmez, düşse de bir şey olmaz. Yeniden toparlanır, gelir. Bursaspor düştü, toparlandı, geldi ve şampiyon oldu. Bugün PAF takımı birkaç takviye ile çıksa, şu an yaşananlardan daha onurlu olur bazı şeyler. Yönetme erki kendi ellerinden alınacak diye, insanlara ölümü gösterip sıtmaya razı etmek de nedir? Bu mudur Ankara sevgisi? Ankaralı iş adamlarına da sesleniyorum, lütfen ve lütfen, ille para desteği anlamında görmeyin bunu. Sizler iş kurmuş, yöneticiler istihdam etmiş kişilersiniz. Bu şehrin ve insanının havasını biliyorsunuz, gelin şu kulübün değişmesine katkıda bulunun. Aynı zamanda başka takım taraftarı da olabilirsiniz, yeter ki katkı verin, sizleri de bu sütunlarda zikredelim, analım. Cengiz Topel'e hep beraber destek olalım, yanlışlarını da vurgulamayı ihmal etmeyelim.
Bu arada Ümit Özat'ın bir dediğini de Ankaragüçlü taraftarların artık çok iyi düşünmesini istiyorum. 19 Mayıs Stadı kapasitesi 20 bin kişi. Hiçbir maç tek koltuğun bile boş olduğunu görmedim, yani demek istediğim Ankaragücü maçları dolu dolu olsa da, hani vardır ya ekrandan bakan seyirci bir koltuğu bile boş görmez, öyle bir durumu hatırlamıyorum. Demek istediğim şu, stadın kapasitesi bu iken bir sürü taraftar grubu var. Daha önce de defaatle yazdım, bu kadar taraftar grubu olacak iş mi… Statta aynı anda 4 farklı tezahüratı duyduğumu hatırlıyorum. Bir Galatasaray'da, Fenerbahçe'de, Beşiktaş'ta olmayan, hatta birçok şehir takımında olmayan, görülmemiş şey sadece Ankaragücü'nde yaşanıyor. Bunun zarar verdiğini lütfen görelim artık. Kendi önceliklerimizi geri planda tutalım..
Hani bir laf vardır, bir musibet bin nasihatten daha iyidir diye…
Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

