Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Altın’gol TS’li Kadınlara Gelsin
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Başlamadan Twitter’da takipçilerim arasında olan ve takipçisi olduğum Ahmet Sarıalioğlu’nun güzel bir paylaşımını okudum. Kardeşimiz, "Merkez nüfusu 230.000 olan bir şehrin, futbol maçında tribünlerin 22.000 kadınla dolması? Büyüleyici bence..." yazmıştı ama eksikti…
Demeliydi ki; "Tribünleri dolduran 22.000 kadının hepsi oyuncularının isimlerini hiç şaşırmadan tek tek söyledi."
Demeliydi ki; "Rakip takım atak yaparken, başka takımların bayan taraftarları gibi oyuncularını çağırmayıp, rakibi ıslık yağmuruna tuttular."
Ve bir Trabzonspor erkek taraftarı olarak demeliydi ki; "Her daim biz erkeklerin çoğunluk olduğu Avni Aker tribünleri çok uzun zamandır böyle coşku görmemişti."
Trabzonspor’un normal ligin 33. haftasında oynanan Fenerbahçe maçında çıkan olaylardan dolayı sahasının kapanması Trabzonspor bayan taraftarlarının asla erkekleri aratmayacağını gösterdi. Yayıncı kuruluşun tribündeki gazetecilere sorduğu maçın yıldızı kimdi sorusuna verilebilecek en güzel cevabı verdim sanırım; "Trabzonspor Bayan Taraftarları"
Maça gelirsek;
Neresinden bakılırsa bakılsın, büyük maç havası yoktu Avni Aker’deki… Şampiyonluk trenini çoktan kaçıran, Şampiyonlar Ligi aşkına oynayan iki takımın oyununda daha fazlası olmalıydı. Kör dövüşünden bir gömlek üstün bir mücadele örneği izlediğimiz Avni Aker’de, Edirne’yi öteye geçmeye bir adam daha yaklaşan taraf Halil Altıntop’a sahip olan Trabzonspor oldu.
Trabzonsporlu Giray’ın çizgiden çıkardığı Quaresma şutu ve Fernandes’in direkte patlayan bir topu dışında net pozisyonu yoktu siyah-beyazlı takımın. Gol dışında Trabzonspor içinde Olcan’ın üst direkte noktalanan bir aşırtma şutundan başka net gol girişimi yoktu.
Trabzonspor’un gol ayağı Burak Yılmaz’ın sakatlığından dolayı kadroda olmayışı bordo- mavililer için büyük bir handikaptı. Burak’ın yokluğunda gerçek mevkisinde oynama şansı bulan Halil, Trabzonspor’a geldiği günden bu yana başka başka yerlerde oynatılmasından dolayı asıl mevkisinde oynamayı unutmuş olacak ki, galibiyeti getiren tek sayıyı kaydetmesi dışında güzel bir futbol ortaya koyamadı. Şayet gol atanın dokunulmazlığı varsa Halil bu sayede yırtar.
Halil’in arkasındaki Olcan, Volkan, Adrian üçlüsünü, pek fark olmasa da oynadıkları futbola göre sıraladım. Olcan Trabzonspor formasıyla sahaya çıktığı ilk maçtaki formundan uzaktı. Volkan’ın inişli-çıkışlı performansı hala yerini çıkışa bırakamadı. Adrian ile ilgili ne söylemeliyiz sorusuna ise hala cevap bulamadık.
Colman’a bu geminin Amirali sensin denilmeli, Colman’a göre bir Trabzonspor şekillendirilmeli sezon sonunda. Trabzonspor için Colman ‘can’ olmalı. Alınabilirse birkaç tane daha Colman alınmalı…
Futbol olarak ezildiğimiz Fenerbahçe maçının en iyisiydi Mustafa… Beşiktaş karşısındaki Mustafa’da iyiydi. Beşiktaş’ta Almeida’nın eksikliği ve yerine adaşı Mustafa Pektemek’in oluşu, partneri Giray ile beraber işlerini kolaylaştırdı.
Cech oyuna ilk 11 başlayarak ilk olarak 1 oyuncu değiştirme hakkından kurtardı Trabzonspor’u… Bu adam kadrodayken Celutska’nın solbek oynatılması mantık dışıdır. Zokora ile birlikte kadronun en deneyimli ismi olan Cech, ileriye çıkışlarıyla, pozisyon almasıyla ve yerinde müdahaleleriyle tam bir bektir. İyi bir Trabzonspor’da daha da iyi olacaktır.
Zokora’nın geçtiğimiz haftasonu yaşadığı çirkin olaydan dolayı taraftardan bu maçta toleransı vardı. Beşiktaş karşısında da sahanın iyilerindendi. Oyuncu ile ilgili ortak tereddüt oyunun ofansif yönünü oynamıyor yada az oynuyor olması. Arkasındaki Giray-Mustafa ikilisinin tam anlamıyla güven vermiyor olmasına bağlanmalıysa iyi. Bu sezon defansa yapılmayan takviye önümüzdeki sezon iyi bir defans oyuncusu alınarak yapılırsa daha iyi bir Zokora izleyebileceğimizi düşünüyorum.
Halısaha maçlarına gidildiğinde takımlarından bir tanesinde oyuncu eksik olup da maçı izlemeye gelen ancak futboldan anlamayan birini oyuna alıp ondan fazla bir şey beklenilmemesine neden olur ya, işte Henrique’nin durumu da ona yakın. Yaşadığı sakatlıktan dolayı mıdır bilmem ama Henrique’nin Trabzonspor macerası kafa olarak bitmiştir. Yok bitmediyse; Trabzonspor taraftarına geçmiş olsun!
Türk Futbol tarihinin en ‘kara’ sezonlarından birine şahit olanlar, "Futbol neden sevilmemeli?" sorusunun cevabını bu sezon yaşadıklarıyla fazlasıyla verebilirler. Sahada oynanan oyundan çok, oyunun içindeki pisliğin konuşulduğu bir sezonun bitmesine artık sayılı haftalar kaldı. Bu açıdan çok sevinçliyiz.
E.B.- D.Z. Vakası!
E.B ile D.Z arasında yaşanan olaydan sonra E.B’nin başvuru yaptığı Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği Türkçesi "sansür" hukuk dilinde "kişilik hakkını zedeleyici yayınların yapılmasının ve yayımlanmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması" kararından dolayı malum olayı yazamıyoruz. Ama bu konu burada kapandı tabii ki… O tarihi ve çıkan kararı aklımızın bir köşesine yazdık! Gün gelecek, yasak kalkacak ve o gün klavyenin tuşlarını bu konuyla ilgili tıngırdatacağız. Mecburi olarak şimdilik bu kadar!
Demeliydi ki; "Tribünleri dolduran 22.000 kadının hepsi oyuncularının isimlerini hiç şaşırmadan tek tek söyledi."
Demeliydi ki; "Rakip takım atak yaparken, başka takımların bayan taraftarları gibi oyuncularını çağırmayıp, rakibi ıslık yağmuruna tuttular."
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Demeliydi ki; "Avni Aker’deki bayanlarımız 90 dakika boyunca tek bir küfürlü tezahüratta bulunmadı."Ve bir Trabzonspor erkek taraftarı olarak demeliydi ki; "Her daim biz erkeklerin çoğunluk olduğu Avni Aker tribünleri çok uzun zamandır böyle coşku görmemişti."
Trabzonspor’un normal ligin 33. haftasında oynanan Fenerbahçe maçında çıkan olaylardan dolayı sahasının kapanması Trabzonspor bayan taraftarlarının asla erkekleri aratmayacağını gösterdi. Yayıncı kuruluşun tribündeki gazetecilere sorduğu maçın yıldızı kimdi sorusuna verilebilecek en güzel cevabı verdim sanırım; "Trabzonspor Bayan Taraftarları"
Maça gelirsek;
Neresinden bakılırsa bakılsın, büyük maç havası yoktu Avni Aker’deki… Şampiyonluk trenini çoktan kaçıran, Şampiyonlar Ligi aşkına oynayan iki takımın oyununda daha fazlası olmalıydı. Kör dövüşünden bir gömlek üstün bir mücadele örneği izlediğimiz Avni Aker’de, Edirne’yi öteye geçmeye bir adam daha yaklaşan taraf Halil Altıntop’a sahip olan Trabzonspor oldu.
Trabzonsporlu Giray’ın çizgiden çıkardığı Quaresma şutu ve Fernandes’in direkte patlayan bir topu dışında net pozisyonu yoktu siyah-beyazlı takımın. Gol dışında Trabzonspor içinde Olcan’ın üst direkte noktalanan bir aşırtma şutundan başka net gol girişimi yoktu.
Trabzonspor’un gol ayağı Burak Yılmaz’ın sakatlığından dolayı kadroda olmayışı bordo- mavililer için büyük bir handikaptı. Burak’ın yokluğunda gerçek mevkisinde oynama şansı bulan Halil, Trabzonspor’a geldiği günden bu yana başka başka yerlerde oynatılmasından dolayı asıl mevkisinde oynamayı unutmuş olacak ki, galibiyeti getiren tek sayıyı kaydetmesi dışında güzel bir futbol ortaya koyamadı. Şayet gol atanın dokunulmazlığı varsa Halil bu sayede yırtar.
Halil’in arkasındaki Olcan, Volkan, Adrian üçlüsünü, pek fark olmasa da oynadıkları futbola göre sıraladım. Olcan Trabzonspor formasıyla sahaya çıktığı ilk maçtaki formundan uzaktı. Volkan’ın inişli-çıkışlı performansı hala yerini çıkışa bırakamadı. Adrian ile ilgili ne söylemeliyiz sorusuna ise hala cevap bulamadık.
Colman’a bu geminin Amirali sensin denilmeli, Colman’a göre bir Trabzonspor şekillendirilmeli sezon sonunda. Trabzonspor için Colman ‘can’ olmalı. Alınabilirse birkaç tane daha Colman alınmalı…
Futbol olarak ezildiğimiz Fenerbahçe maçının en iyisiydi Mustafa… Beşiktaş karşısındaki Mustafa’da iyiydi. Beşiktaş’ta Almeida’nın eksikliği ve yerine adaşı Mustafa Pektemek’in oluşu, partneri Giray ile beraber işlerini kolaylaştırdı.
Cech oyuna ilk 11 başlayarak ilk olarak 1 oyuncu değiştirme hakkından kurtardı Trabzonspor’u… Bu adam kadrodayken Celutska’nın solbek oynatılması mantık dışıdır. Zokora ile birlikte kadronun en deneyimli ismi olan Cech, ileriye çıkışlarıyla, pozisyon almasıyla ve yerinde müdahaleleriyle tam bir bektir. İyi bir Trabzonspor’da daha da iyi olacaktır.
Zokora’nın geçtiğimiz haftasonu yaşadığı çirkin olaydan dolayı taraftardan bu maçta toleransı vardı. Beşiktaş karşısında da sahanın iyilerindendi. Oyuncu ile ilgili ortak tereddüt oyunun ofansif yönünü oynamıyor yada az oynuyor olması. Arkasındaki Giray-Mustafa ikilisinin tam anlamıyla güven vermiyor olmasına bağlanmalıysa iyi. Bu sezon defansa yapılmayan takviye önümüzdeki sezon iyi bir defans oyuncusu alınarak yapılırsa daha iyi bir Zokora izleyebileceğimizi düşünüyorum.
Halısaha maçlarına gidildiğinde takımlarından bir tanesinde oyuncu eksik olup da maçı izlemeye gelen ancak futboldan anlamayan birini oyuna alıp ondan fazla bir şey beklenilmemesine neden olur ya, işte Henrique’nin durumu da ona yakın. Yaşadığı sakatlıktan dolayı mıdır bilmem ama Henrique’nin Trabzonspor macerası kafa olarak bitmiştir. Yok bitmediyse; Trabzonspor taraftarına geçmiş olsun!
Türk Futbol tarihinin en ‘kara’ sezonlarından birine şahit olanlar, "Futbol neden sevilmemeli?" sorusunun cevabını bu sezon yaşadıklarıyla fazlasıyla verebilirler. Sahada oynanan oyundan çok, oyunun içindeki pisliğin konuşulduğu bir sezonun bitmesine artık sayılı haftalar kaldı. Bu açıdan çok sevinçliyiz.
E.B.- D.Z. Vakası!
E.B ile D.Z arasında yaşanan olaydan sonra E.B’nin başvuru yaptığı Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği Türkçesi "sansür" hukuk dilinde "kişilik hakkını zedeleyici yayınların yapılmasının ve yayımlanmasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması" kararından dolayı malum olayı yazamıyoruz. Ama bu konu burada kapandı tabii ki… O tarihi ve çıkan kararı aklımızın bir köşesine yazdık! Gün gelecek, yasak kalkacak ve o gün klavyenin tuşlarını bu konuyla ilgili tıngırdatacağız. Mecburi olarak şimdilik bu kadar!
Haber; Sporx.com Yazarlar, Fotoğraf; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

