Sporx Logo
Takımım Dünya Kupası
2026
Türkiye Özel Canlı Skor
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Ankara tamam da 'gücümüz' nerede?
Google News

Ankara tamam da 'gücümüz' nerede?

SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Futbol, tarihsel süreci içerisinde Birinci Dünya Savaşı'na dek neredeyse tamamen sportif ve amatör bir uğraştı. İlk Dünya Savaşı'nın ardından asker fizikli (sportif) gençlerin futbolcu olmalarını, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oyunun bugünkü haline yakın profesyonelleşme temellerinin atılması izledi. Artık futbol, kimliklerin savaşı ve milletlerin birbirlerine üstünlük kurma amacı haline gelmişti ve amatörlüğün yerinde yeller esiyordu.

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Futbolun en temel dinamiklerinden birisi olan beraber hareket etme güdüsü de bu üstünlük kurma gayesini içinde barındıran sağlam bir dayanak olarak göze çarpıyor. Ne var ki futbolda beraber hareket etme, 68 kuşağı veya Arap Baharı'nda olduğu gibi enternasyonel bir tavırdan çok aynı çatı altında -ki bu aynı takım demek- olmanın zorunlu kılındığı bir davranışta ete kemiğe bürünüyor. Bunun sonucu olarak da 'biz'in içi 'ötekiler'in varlığıyla dolmaya başlıyor.

Futbol oynamak için ihtiyaç duyduğumuz şeylerin nizami olmasa da bir top, 4 taş ya da ikamesi bir araç ile o topu taşlar arasından geçirmek için mücadele edecek insanlar olduğunu kavradığımız günden beri peşindeyiz bu oyunun. Aslında futbolun asıl sevilme nedeni, içinde herkesin onu sevebilecek bir parça bulabilmesi de diyebiliriz. Gel gelelim son günlerde, uzunca bir süredir futbolumuzun semalarında yer eden kara bulutlar, bu sefer de Başkent'in üzerinde dolaşıyor.

Ankaragücü'nün durumu malum. Yaşanan sürecin son çalkantılarını özellikle bu site üzerinden fazlasıyla ve yakınen takip ettiniz. Etmediyseniz de arşivlerde duruyor. Üzücü...Ancak üzücü olduğu kadar da belki de aklımızı başımıza getiricidir. Tabii ki faydalanmayı bilirsek.

Yazının giriş paragrafında değindiğim 'beraber hareket etme' güdüsüne dair beklentim, tam da Ankaragücü örneğinde devreye girmesi yönündeydi. Hem de buna yönelik henüz taze ve hep örnek almaya çalıştığımız liglerden güzel deneyimler mevcutken; İtalya Serie A ve İspanya La Liga.

İki büyük lig de malumunuz fikstüre göre ilk haftalarında maç oynanmadan başladı. İki ülkede de futbolcular, haklarını savunmak adına birlik oldu ve lige protesto çekerek maçlara çıkmadılar. İtalya'da Futbolcular Birliği; eski Romalı oyuncu Damiano Tomassi ve faal futbol takımlarının kaptanları, İspanya'da ise İspanyol Futbolcular Birliği; Casillas, Puyol, Llorente ve Cazorla gibi yıldızların önderliğinde yaptılar bu eylemleri. Bir çoğunun buna ihtiyacı yoktu aslında. Yıllık kazançları standart hesap makinelerinin sıfırının yetmeyeceği kadar çok haneliydi fakat onlar, profesyonel futbol oyuncularının hepsinin kendileri gibi büyük paralar kazanmadığının bilincindeydi. Bu yüzden de 3. Lig'de çırpınan, paralarını alamayan, sözleşmelerindeki maddeler yerine getirilmeyen meslektaşları için bu protestoya ön ayak oldular ve haklarını almayı başardılar.

'Annemizin Ligi'nde ise durum tabii ki böyle değil. Yönetimsel ahmaklıkların sonucunda maddi olarak büyük imkansızlıkların içerisine düşen Ankaragücü oyuncuları takımlarından ayrılırken, kendilerini büyük (neye göre, kime göre?) olarak tanımlayanlar o futbolcuları kapmakta gecikmedi. Kimisi ön protokol imzaladı, kimisi formalarını sırtlarına geçirtip sahalara sürdü. İşte tam da bize yakışan birlik beraberlik!

Mafya ve iktidar amelli cemaatlerin kıskacındaki Türk futbolunu tabii ki kapitalist kafaların yönetmesinin kaçınılmaz bir gerçek olduğunun ben de farkındayım. Bizim mutluluklarımız; Metin Kurt adına Kesmeşeker'in şarkı yapması, Ali Ece'nin devlet televizyonuna Che rozeti ile çıkıp ataması yapılmayan öğretmenlerin durumunu zikretmesi ya da Kemalettin Şentürk'ün yeniden aktif futbol camiasına girmesiyle sınırlı kalacaktır. Ankaragücü'nün içinde bulunduğu duruma karşı, kalan 17 takımdan; "Aynı ligde mücadele ettiğimiz bir takımın böyle bir duruma düşmesine gönlümüz el vermiyor. Takımdan ayrılan oyuncular ile sözleşme imzalamak istiyoruz. Ancak en azından sezon sonuna kadar maaşlarını bizim ödeyeceğimiz bir şekilde futbollarını yine Ankaragücü'nde oynamalarını ve bundan sonra başka kulüplerin bu duruma düşmemesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlayacağımızı bilmenizi istiyoruz. Ve hatta en kısa zamanda sendikanın kurulması ve futbolcuların menajerlerin ve kapitalist holding kafasıyla kulüp yöneten yöneticilerin ellerinde oyuncak olmalarını engelleyecek yasal düzenlemelerin yapılması yönünde adımlar atacağız." demesini beklemiyorum ne yazık ki.

Beşiktaş'ın genç yeteneği Muhammed Demirci'nin karşısındaki insana 'siz' diye hitap etmesinden duyduğum ümidi, Ankaragücü olayı sonrasında göremediğim 'biz'in boşluğunda kaybediyorum.

Sahi sizin aklınıza geliyor mu bunu diyebilecek bir eski/yeni futbolcu, yönetici, kulüp başkanı?

Not:
Mersin İdman Yurdu karşısında alınan galibiyet sonrası aralarında para toplayıp futbolculara prim olarak dağıtan büyük yürekli Ankaragücü taraftarları olduğu sürece bu takımın darbeci Kenan Evren'in emriyle ligde kaldığı hikayelerini unutabilirim. En azından onların hatırına...

Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Sporx Anasayfasına Dön yukarı ok
Sporx Anasayfasına Dön