Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Avusturya'da avunma günleri!...
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Bugün Avusturya maçımız var. Bizim için çok önemli. Kazanmamız gerekli.
Kazanır mıyız?
Kendimizi avutmayalım; zor!
Zaten günlerdir milletçe futbolda avunma günleri yaşıyoruz. Gırtlağa kadar zordayız.
Bugün de Avusturya'da o günlerden biri.
Yüreğim milli takımın kazanması için duacı.
Aklım yüreğini kantara vur diyor.
Emre ve Selçuk İnan yok!
Kazakistan maçında onlar takımın en iyileriydi(!)….
Bugün daha kuvvetli bir takım var karşımızda ne yazık ki onlar yok!
Gökhan Gönül gibi, olmazsa olmaz bir oyuncumuz da yok.
En güçlü silahımız Burak, o silahı da çalıştıracak mekanizma yok!
Umut-Burak ikilisi Trabzonspor'dan kalma gol umudu. Ancak ikisi de deli dolu. Organize atakta yoklar fırsat zenginliğinde ara sıra varlar.
Kanatlarda umudumuz Arda ve Kazım onlar da bireysele dayalı zenginlik. Durdular mı kurtarıcımız yok. Çünkü takım oyunumuz yok!
Atağa kalkarken belli şablonumuz yok. Bekle ki rakip hata yapsın. Bekle ki eğrisi doğrusuna denk gelsin. Arda her zaman sonsuza uzanan dakikalarda maçı kurtaramaz! Bu ham bir hayaldir. Arda bana oyunun 90 dakikasında var olmalı. Futbolda galibiyet için şansa payım yok. Bu iş güç işi. Sistem işi, takım oyunu işi.
Bu konuda Hiddink de çaresiz. Eldeki mevcutlar bunlar.
Ligin geç başlayacak olması da bizi tempo açısından frenleyen bir handikap.
Yabancı sayısı da sınırsız olunca yakın gelecekte kurtuluş şansı da zor gözüküyor.
Savunmamız güven vermiyor
Negatif konuşmaktan bıktım. Ama gerçekler bunlar.
Kazak maçında yok rakibe karşı savunmamızda olmadık pozisyon hataları yaptık. Avusturya bunları affetmez! Almanya'ya bile 3-0 geriden gelip 6 gol yemelerine rağmen iki gol attılar Hem de deplasmanda. Kendi sahalarında daha rahat pozisyon bulabilirler.
Bunlar dezavantajlarımız.
Avantajımız nelerdir?
Pozisyonumuz avantajımızdır.
Eğer en iyi ikinci olarak yola devam edeceksek bu en büyük motivasyonumuzdur. Avusturya'nın böyle bir hedefi de yok. Grup çıkmaları imkansız gibi.
Saha içine gelince;
Çabuk oynamıyoruz. Dikine ataklarımız kısır. Çok zaman kaybediyoruz. Oyunda zaman öldürdüğümüzün farkına varınca da disiplinden kopuyor, rakibin üzerine şuursuzca yükleniyoruz. O zaman da savunmamız hata yapıyor. Bu dengeyi bir türlü sağlayamadık. Maçı garantiye almayı beceremiyoruz.
Solda Beşiktaşlı İsmail oynamalı
İki önemli isim; Arda ve Kazım. Bunlar savunmasına yardım etmezse beklerimiz de ileri çıkamıyor. Kanat bindirmeleri olmayan bir takımın sonuca gitmesi zor. Gökhan Gönül'ün olmaması bizim için büyük handikap.
Hiddink Beşiktaşlı İsmail'i oynatsa daha iyi olur kanaatindeyim. Onun forvet desteği var. Oyunun ortasındaki oyuncularımız İsmail'in ataklarında onun koridorunu kapatabilir.
Gökhan-İsmail-Arda bu hattı ayakta tutabilir.
Sağ kanatta; Sabri, Kazım aksar!
Savunmanın göbeği fark etmez. Ali Veli, Veli Ali…
Kim oynarsa oynasın huzur vermiyor.
Volkan savunmanın başarısına bağlı bir kaleci. Hatta takımın başarısına bağlı!
Gol atamazsak Volkan ne yapsın!
Topal, Mehmet Ekici ve Gökhan Töre oynamalı
Hiddink ofans-defans ilişkisini kuracak ayağındaki topu değerlendiren, takımı iyi yönlendirecek ve bu konuda çabuk hareket edip rakiple mücadele edecek oyuncular seçmeli. Selçuk Şahin bu değil!
Mehmet Topal en uygunu. Yanına Mehmet Ekici ve Gökhan Töre. İlk bakışta alışılmamış bir üçlü gibi durabilir ama bunların oyun görüşü diğerlerinden üstün. 6'lı forvet bu üç isimle çağdaş futbolu yaklaşır. Kazım, Arda ve Burak'la da alan değiştirerek oynayan bir takım ortaya çıkar.
Topal, Ekici ve Töre gol yollarında da sürpriz isimler olarak Avusturya'yı tehdit eder. Böyle bir takım karşısında Avusturya da bizim üzerimize fazla gelemez. Kazandığımız topları iyi kullanırsak goller bulabiliriz.
Hiddink'i en çok düşündürecek oyuncu; Umut'tur. Gole ihtiyacımız olan bir maçta Umut yetenek eksiğine rağmen rakibi bezdiren oyuncudur. Ancak Burak-Umut ikilisi çok çabuk ve zeki oyuncuların desteği ile başarılı olurlar. Örneğin;
Emre Belözoğlu, Hamit, Nuri, Burak-Umut ikilisine pozisyon yaratabilir.
Bunlar olmayınca yerlerine mutlaka Topal, Ekici ve Gökhan oynamalıdır.
Avusturya; organlarımızı yırtacağız!
İki takımın da sloganı farklı;
Avusturya; organlarımızı yırtacağız, diyor.
Türkiye; yüreğimizle oynayacağız diyor.
Bence organ yırtımı daha akılcı. O, bir gücün sahaya yansıması.
Yüreği ortaya koymak, manevi değer.
Futbolda fizik oynar.
Bu maçta en büyük iki organımız olmalı
Biri adalemiz,
İkincisi aklımız.
Adalemiz bugün için 60'larda bizi bırakıyor.
Aklımız bireysellikten kurtulur Hiddink'i dinler takım disiplini olarak sahaya yansırsa hedefe koşarız.
Yine de umutluyum çünkü Türküm.
Bizim aklımız son anda başımıza geliyor.
Örnek; Kazak maçı!
Ama biliyorum ki futbolda papaz her gün pilav yemez!
Ona da örneğim var;
2008 Avrupa Şampiyonası.
Papazlara her gün pilavı yedirmiştik.
Kazanır mıyız?
Kendimizi avutmayalım; zor!
Zaten günlerdir milletçe futbolda avunma günleri yaşıyoruz. Gırtlağa kadar zordayız.
Bugün de Avusturya'da o günlerden biri.
Yüreğim milli takımın kazanması için duacı.
Aklım yüreğini kantara vur diyor.
Emre ve Selçuk İnan yok!
Kazakistan maçında onlar takımın en iyileriydi(!)….
Bugün daha kuvvetli bir takım var karşımızda ne yazık ki onlar yok!
Gökhan Gönül gibi, olmazsa olmaz bir oyuncumuz da yok.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Gol atmamız şart!En güçlü silahımız Burak, o silahı da çalıştıracak mekanizma yok!
Umut-Burak ikilisi Trabzonspor'dan kalma gol umudu. Ancak ikisi de deli dolu. Organize atakta yoklar fırsat zenginliğinde ara sıra varlar.
Kanatlarda umudumuz Arda ve Kazım onlar da bireysele dayalı zenginlik. Durdular mı kurtarıcımız yok. Çünkü takım oyunumuz yok!
Atağa kalkarken belli şablonumuz yok. Bekle ki rakip hata yapsın. Bekle ki eğrisi doğrusuna denk gelsin. Arda her zaman sonsuza uzanan dakikalarda maçı kurtaramaz! Bu ham bir hayaldir. Arda bana oyunun 90 dakikasında var olmalı. Futbolda galibiyet için şansa payım yok. Bu iş güç işi. Sistem işi, takım oyunu işi.
Bu konuda Hiddink de çaresiz. Eldeki mevcutlar bunlar.
Ligin geç başlayacak olması da bizi tempo açısından frenleyen bir handikap.
Yabancı sayısı da sınırsız olunca yakın gelecekte kurtuluş şansı da zor gözüküyor.
Savunmamız güven vermiyorNegatif konuşmaktan bıktım. Ama gerçekler bunlar.
Kazak maçında yok rakibe karşı savunmamızda olmadık pozisyon hataları yaptık. Avusturya bunları affetmez! Almanya'ya bile 3-0 geriden gelip 6 gol yemelerine rağmen iki gol attılar Hem de deplasmanda. Kendi sahalarında daha rahat pozisyon bulabilirler.
Bunlar dezavantajlarımız.
Avantajımız nelerdir?
Pozisyonumuz avantajımızdır.
Eğer en iyi ikinci olarak yola devam edeceksek bu en büyük motivasyonumuzdur. Avusturya'nın böyle bir hedefi de yok. Grup çıkmaları imkansız gibi.
Saha içine gelince;
Çabuk oynamıyoruz. Dikine ataklarımız kısır. Çok zaman kaybediyoruz. Oyunda zaman öldürdüğümüzün farkına varınca da disiplinden kopuyor, rakibin üzerine şuursuzca yükleniyoruz. O zaman da savunmamız hata yapıyor. Bu dengeyi bir türlü sağlayamadık. Maçı garantiye almayı beceremiyoruz.
Solda Beşiktaşlı İsmail oynamalı
İki önemli isim; Arda ve Kazım. Bunlar savunmasına yardım etmezse beklerimiz de ileri çıkamıyor. Kanat bindirmeleri olmayan bir takımın sonuca gitmesi zor. Gökhan Gönül'ün olmaması bizim için büyük handikap.
Hiddink Beşiktaşlı İsmail'i oynatsa daha iyi olur kanaatindeyim. Onun forvet desteği var. Oyunun ortasındaki oyuncularımız İsmail'in ataklarında onun koridorunu kapatabilir.
Gökhan-İsmail-Arda bu hattı ayakta tutabilir.
Sağ kanatta; Sabri, Kazım aksar!
Savunmanın göbeği fark etmez. Ali Veli, Veli Ali…
Kim oynarsa oynasın huzur vermiyor.
Volkan savunmanın başarısına bağlı bir kaleci. Hatta takımın başarısına bağlı!
Gol atamazsak Volkan ne yapsın!
Topal, Mehmet Ekici ve Gökhan Töre oynamalı

Hiddink ofans-defans ilişkisini kuracak ayağındaki topu değerlendiren, takımı iyi yönlendirecek ve bu konuda çabuk hareket edip rakiple mücadele edecek oyuncular seçmeli. Selçuk Şahin bu değil!
Mehmet Topal en uygunu. Yanına Mehmet Ekici ve Gökhan Töre. İlk bakışta alışılmamış bir üçlü gibi durabilir ama bunların oyun görüşü diğerlerinden üstün. 6'lı forvet bu üç isimle çağdaş futbolu yaklaşır. Kazım, Arda ve Burak'la da alan değiştirerek oynayan bir takım ortaya çıkar.
Topal, Ekici ve Töre gol yollarında da sürpriz isimler olarak Avusturya'yı tehdit eder. Böyle bir takım karşısında Avusturya da bizim üzerimize fazla gelemez. Kazandığımız topları iyi kullanırsak goller bulabiliriz.
Hiddink'i en çok düşündürecek oyuncu; Umut'tur. Gole ihtiyacımız olan bir maçta Umut yetenek eksiğine rağmen rakibi bezdiren oyuncudur. Ancak Burak-Umut ikilisi çok çabuk ve zeki oyuncuların desteği ile başarılı olurlar. Örneğin;
Emre Belözoğlu, Hamit, Nuri, Burak-Umut ikilisine pozisyon yaratabilir.
Bunlar olmayınca yerlerine mutlaka Topal, Ekici ve Gökhan oynamalıdır.
Avusturya; organlarımızı yırtacağız!
İki takımın da sloganı farklı;
Avusturya; organlarımızı yırtacağız, diyor.
Türkiye; yüreğimizle oynayacağız diyor.
Bence organ yırtımı daha akılcı. O, bir gücün sahaya yansıması.
Yüreği ortaya koymak, manevi değer.
Futbolda fizik oynar.
Bu maçta en büyük iki organımız olmalı
Biri adalemiz,
İkincisi aklımız.
Adalemiz bugün için 60'larda bizi bırakıyor.
Aklımız bireysellikten kurtulur Hiddink'i dinler takım disiplini olarak sahaya yansırsa hedefe koşarız.
Yine de umutluyum çünkü Türküm.
Bizim aklımız son anda başımıza geliyor.
Örnek; Kazak maçı!
Ama biliyorum ki futbolda papaz her gün pilav yemez!
Ona da örneğim var;
2008 Avrupa Şampiyonası.
Papazlara her gün pilavı yedirmiştik.
Haber; Sporx.com, Fotoğraf; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

