Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Gerekirse 'kafa'da atılır!
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Korner ve duran toplardan cezasahasına gönderilen ortalarda Trabzonspor'un ne kadar etkisiz olduğu sorulmuştu geçenlerde Şenol Güneş'e. Güneş'te “Biz kafamızı kullanarak ayakla atıyoruz” şeklinde alaylı bir cevap vermişti bu gereksiz soruya! Güneş'in devamında “Gerekirse kafayla da atarız” demesini de istemiştim o gün sorulan o soruya.
Ve Bursaspor maçında Giray Kaçar gittiği kornerlerin 2'sinden 3 puan çıkardı. O gün o soruyu soran karakter bugün “Trabzonspor yeterince organize atak geliştiremedi. Golleri duran toplarla buldu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz” sorusunu sorarsa yine şaşırmayacağım. Çünkü amaç sorun göstermek olduğu sürece illaki böyle sıkıntılı sorular gelecektir. Son olarak o gün sorulan o soruyu unutmayan Güneş'ın maç sonu basın toplantısından da bir mesaj gönderdi: “Bu seferde kafayla atalım dedik.”
Galatasaray galibiyetini Trabzon'da en azından bir puan ile taçlandırmak isteyen Bursaspor eski günlerinden çok uzak bir görüntü sergiledi. Attıkları golden ziyade Batalla'nın bir duran topu ve son dakikada kaçırdıkları yüzde yüzlük gol dışında Trabzonspor kalesini zorlayamadılar. Yeşil-beyazlıların ortasahasındaki Ndiaye ile defanstaki eski Trabzonsporlu Stephanov gecenin iyilerindendi. Batalla ortanın üstündeki oyununu hemen hemen her maçta sergiliyor. Bir dönem Trabzonspor'un da gündemine gelen Ozan İpek ise geçmiş sezonlarını mumla arıyor. Bursaspor'un şuan ki görüntüsü ürün veren tarlanın sonraki dönemlerde nadasa bırakılması gibi. Şampiyon oldukları sezondaki ruhu kaybetmemeleri çok önemli!
Ertuğrul Sağlam'ın “Risk aldığımız dönemdeki pozisyonları saymazsak Trabzonspor için 'iki korner iki gol' diyebiliriz” şeklinde bir açıklamayla Trabzonspor'un galibiyetini küçümseme çabasına girmesini yenilginin verdiği moral bozukluğu ile ilişkilendiriyorum ve susuyorum.
Burak Yılmaz ile ilgili küçük bir uyarı vermekte fayda var. Burak'ın gol rekorunu kırma, Trabzonsporlu oyuncuların Burak'a bu yolda gol attırma isteği umarım Trabzonspor'a ileriki haftalarda sorun çıkarmaz.
Son sözüm büyük Trabzonspor taraftarına;
Bu taraftara Bursaspor maçını izledikten sonra vefasız diyen tek bir kişi bile çıkamaz! Yoğun kar yağışı ve buz gibi havada “çatısız tribünler” doluyorsa Trabzonspor taraftarı Türkiye'nin en vefalı taraftarıdır. O çatıyı bilmem kaç sene önce devre arasında yıkıp da sezon sonunda daha modern bir şekilde kapatacağım diyenler dün akşamki Trabzonspor taraftarına tek tek teşekkür etmelidir. Trabzonspor'un yenilgi ile bitmiş her maçından sonra “Bu takım adamı kanser eder” derler. Umarım bundan sonra buna zatürreyi de eklemeyiz!
Plan Yapmayın Plan,
Tutmaz Karadeniz'de…
3 Temmuz'a kadar gitmeyeceğim. Filmi başa sarıp sarıp izlemekten zaten bıktık! Basın-yayın organlarında aynı şeylerin tekrar tekrar pişirilip önümüze koyulması ise artık midemizi bulandırıyor. 58. maddenin değişip değişmemesi konusundaki görüşlerden, Mehmet Ali Aydınlar'ın istifasına kadarki süreci gözden geçirmekte fayda var. Kendini insanlığın en zekisi sanan bazı şahsiyetlere bir cevap verelim.
21 Aralık'ta “58. madde değişmezse Türk futbolu batar!” diyorsunuz. İddianamede adı geçen diğer kulüplere “biz gidersek sizde geleceksiniz” mesajın verip “el ele verelim 58'i değiştirelim” diyorsunuz.
Sonra ikinci hamlenizi yapıp kulüpleri “Bakın Digitürk ne halde” sorusuyla tuzağa çekmeye çalışıyorsunuz. Sonra Trabzonspor çıkıp “Suçum varsa cezamı çekmeye hazırım” dediğinde de 180 derece dönüyorsunuz. (Unutmadan 21 Aralık'taki “58. madde değişmezse Türk futbolu batar!” açıklamanızı da resmi sitenizden kaldırdığınızı biliyoruz. Ama siz hala bilmiyormuşuz gibi davranabilirsiniz!)
Tarih 20 Ocak oluyor “58. madde değişmesin!” açıklamasını yapıyorsunuz. Devamında “Yarım puanımızı bile sildirmeyiz” diyerek anlamsız bir temiziz imajı yaratma gayretine düşüyorsunuz.
Baştan beri yaptığınız gibi yine medya gücünüzü kullanıp sanki sizden kalan tüm süper lig takımları 58'in değişmesini istiyormuş gibi haberler yaptırıyorsunuz. Aklınız sıra ihaleyi iddianamede adı geçen diğer takımların üstüne bırakıp “bak arkadaşım biz suçsuzluğumuza güveniyoruz ama onlar suçsuz olduğuna güvenmiyor” havası yaratmaya çalıştınız.
“Kulüpler Birliği'nde çoğunluk 58'in değişmesini istiyor” şeklinde her gün haberler çıkarıldı. Sonra Kulüpler Birliği toplandığında çıkan karar “58'in değişmemesi” yönünde olunca “TFF'nin Genel Kurula gitmesini ve 58'in değişip değişmeyeceğine genel kurulun karar vermesini istediniz. Genel Kurul'daki oylamadan da 58 değişmesin kararı çıkınca bu sefer da TFF Yönetimi'nin güven tazelemesi gerektiğini söylediniz.
58'in değişmesini istemeyen Fenerbahçe, değişmesini isteyen Mehmet Ali Aydınlar! Genel Kurul'dan sonra 58'in değişmeyip Fenerbahçe'nin istediği oluyor ve TFF Başkanı istifa sinyali veriyor. Sonra diğer kulüplerin başkana istifa etme yönündeki telkinleri işe yarıyor ve başkan devam kararı alıyor. 1 gün sonra ise TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar istifa kararı veriyor. Gerekçe ise Kısmet Erkiner'in açıklamasıymış! İnandık mı? Hayır.
Kısmet Erkiner bir TV'de canlı yayına bağlanıyor ve UEFA'nın TFF'ye gönderdiği belgeden şu satırları okuyor; “Şayet TFF elinde bulunan delillerden tatmin olmaz ve kulüp yetkililerinin şike yaptığı konusunda bir karara varamazsa, UEFA'ya kulübü Şampiyonlar Ligi'nden çekmenin erken bir karar olduğunu söyleme yetkisindedir. TFF bu savunmayla bize F.Bahçe'yi ihraç edeceğini bildirmeseydi biz onu oynatırdık”
Aydınlar istifasının nedenini CAS Hakemi Erkiner'in canlı yayında bahsettiği bu belge olduğunu söylüyor. Aydınlar da “Benim böyle bir belgeden haberim yok, UEFA bize ikili oynadı” deyip istifayı basıyor. Anlamadığım ise 28 Kasım'da Fenerbahçeli yöneticiler ile kulübün CAS'ta açtığı davaya bakan avukat Emin Özkurt'un katıldığı basın toplantısında açıklayıp, Aydınlar'ın 30 Kasım'da cevap verdiği ve "Gerek UEFA'nın savunması gerekse Pierre Cornu'nun raporunu 18 Kasım'da aldım" dediği belge Kısmet Erkiner'in okuduğu belgeyken nasıl oluyor da Aydınlar “benim bu belgeden haberim yok” diyebiliyor? Siz bizi “keriz” mi sandınız?
Kısmet Erkiner'in açıklaması üzerine Mehmet Ali Aydınlar araştırma yapmışmış da belgeden haberi yokmuşmuş. Bırakın bu saçma bahaneleri lütfen! UEFA sizle yaptığı anlaşmayı CAS savunmasına koyunca Mehmet Ali Aydınlar istifa etti. TFF'nin UEFA ile yaptığı bu anlaşmadan da Fenerbahçe'nin haberi bal gibi vardı. Aydınlar, Arıboğan ve Gümüşdağ'ı da yanına alarak istifa etti. Yani yönetim düşmüş oldu. Yönetim düşünce ne oldu? Diğer kurullarda düşmüş oldu. Hedef neydi? Etik Kurulu'nu düşürüp şike vardır raporunun baştan yazılmasını sağlamak. Yani yeni gelen Etik Kurulu'nun raporu baştan yazılması beklenecek. Şikecileri kurtarma planının bir parçası olan Aydınlar istifasının özeti budur! Kimse 3 maymunu oynamasın!
Can Sıkıcı Sessizlik!
3 Temmuz'dan beri şikenin konuşulduğu bu kaotik ortamda Trabzonspor yönetimi, taraftarı kadar dik duramadı! Bordo-mavili taraftarların sosyal paylaşım sitelerinde takımlarının hakkını savunduğunun onda biri kadar Trabzonspor yönetimi hakkını aramadı. TFF Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Şike iddianamesinde adı ilk sırada geçen Fenerbahçe'den 5 kişi konuşurken, hakkı yenen Trabzonspor'dan bir yönetici çıkıp tek kelime söylemedi. Sen çıkıp hakkını aramadıktan sonra kimse sana gelip de hakkın olanı vermez arkadaş! En güzel konuşulacak yerdi o genel kurul. Hakkın olanı alanlardan hesap soracağın en güzel yerdi. Trabzonspor'un gücünü arkasına alıp neden elinizi masaya vurmadınız? Pardon, dün camianın arkasında olanların bugün yok olduklarını unuttum!
Trabzonspor camiası! 6 şampiyonluk, 10'larca kupanın sahibi olan bu büyük takımın camiasının sessizliği de neyin nesi? İstanbul saltanatını devirip kupaların yönünü Anadolu'ya çeviren Trabzonspor'un büyükleri nerede? Neden çıkıp “Bu takım gökten zembille inmedi. Bu takım müzesindeki kupaları alın teriyle, canla başla ortaya koyduğu mücadeleyle kazandı” demiyorlar! Gerçek Trabzonsporluluk duruşu sizin şuan ki duruşunuz ile örtüşüyor mu? Hadi hepsini geçtim de rahmetli Kazım Abi'nin şu sözü de mi aylardır aklınıza gelmedi: “Trabzonspor'u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmişti.”
Allah'tan Trabzonspor'un Güneş'i var. O da olmasa Trabzonspor'un figürlerinden olan Trabzon takası çoktan su almıştı. Her zora düşenin sarıldığı Güneş! Yöneticileri ipten alan Güneş! Söve söve gönderilip, öve öve geri getirilen Güneş! Trabzonspor'u hem sahada hem de masada savunan Güneş! Peki, Güneş'e Trabzonspor ne verdi? Güneş'in bu camiaya verdiğini camia ona verebildi mi? Fenerbahçe'nin Lefter'i, Galatasaray'ın Metin Oktay'ı, Beşiktaş'ın Şeref ve Hakkı'sı var. 3 İstanbul büyüğü en az bir kişiyi öne çıkarırken neden Trabzonspor'da bizim de Güneş'imiz var diyemiyor.
Birde televizyonlarda ve gazetelerde yorumculuk ve yazarlıktan beş kuruş almayan, toplasan bir elin beş parmağını geçmeyecek sayıdaki Trabzonspor sevdalısı akil kişiler iyi ki var! Onlarda olmasa Trabzonspor medyada kimsesiz bir çocuk gibi kalacak…
Bir gün Türk Futbol'unda her şeyin yolunda gitmesinden korkuyoruz! Çünkü öyle bir durumda ne yapmamız gerektiğini hiçbirimiz bilmiyoruz.
Ve Bursaspor maçında Giray Kaçar gittiği kornerlerin 2'sinden 3 puan çıkardı. O gün o soruyu soran karakter bugün “Trabzonspor yeterince organize atak geliştiremedi. Golleri duran toplarla buldu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz” sorusunu sorarsa yine şaşırmayacağım. Çünkü amaç sorun göstermek olduğu sürece illaki böyle sıkıntılı sorular gelecektir. Son olarak o gün sorulan o soruyu unutmayan Güneş'ın maç sonu basın toplantısından da bir mesaj gönderdi: “Bu seferde kafayla atalım dedik.”
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Giray'ı bir kenara ayırırsak, Bursaspor karşındaki Trabzonspor'un en iyi iki ismi Colman ve Aykut'tu. Bu ikilinin müthiş mücadeleleri ve bitmez tükenmez enerjileri Bursaspor ortasahasının pas trafiği ve hücum isteklerini durdurdu. Her maç birbirleriyle daha iyi anlaşıyorlar. Aykut Trabzonspor'un uzun yıllar faydalanabileceği bir oyuncu olma yolunda ilerliyor. Colman her ne kadar bazı dönemler inişli-çıkışlı bir grafik sergilese de Trabzonspor'un ikinci bir Colman'ı bulmadan Gustavo'dan vazgeçme lüksü yok.Galatasaray galibiyetini Trabzon'da en azından bir puan ile taçlandırmak isteyen Bursaspor eski günlerinden çok uzak bir görüntü sergiledi. Attıkları golden ziyade Batalla'nın bir duran topu ve son dakikada kaçırdıkları yüzde yüzlük gol dışında Trabzonspor kalesini zorlayamadılar. Yeşil-beyazlıların ortasahasındaki Ndiaye ile defanstaki eski Trabzonsporlu Stephanov gecenin iyilerindendi. Batalla ortanın üstündeki oyununu hemen hemen her maçta sergiliyor. Bir dönem Trabzonspor'un da gündemine gelen Ozan İpek ise geçmiş sezonlarını mumla arıyor. Bursaspor'un şuan ki görüntüsü ürün veren tarlanın sonraki dönemlerde nadasa bırakılması gibi. Şampiyon oldukları sezondaki ruhu kaybetmemeleri çok önemli!
Ertuğrul Sağlam'ın “Risk aldığımız dönemdeki pozisyonları saymazsak Trabzonspor için 'iki korner iki gol' diyebiliriz” şeklinde bir açıklamayla Trabzonspor'un galibiyetini küçümseme çabasına girmesini yenilginin verdiği moral bozukluğu ile ilişkilendiriyorum ve susuyorum.
Burak Yılmaz ile ilgili küçük bir uyarı vermekte fayda var. Burak'ın gol rekorunu kırma, Trabzonsporlu oyuncuların Burak'a bu yolda gol attırma isteği umarım Trabzonspor'a ileriki haftalarda sorun çıkarmaz.
Son sözüm büyük Trabzonspor taraftarına;
Bu taraftara Bursaspor maçını izledikten sonra vefasız diyen tek bir kişi bile çıkamaz! Yoğun kar yağışı ve buz gibi havada “çatısız tribünler” doluyorsa Trabzonspor taraftarı Türkiye'nin en vefalı taraftarıdır. O çatıyı bilmem kaç sene önce devre arasında yıkıp da sezon sonunda daha modern bir şekilde kapatacağım diyenler dün akşamki Trabzonspor taraftarına tek tek teşekkür etmelidir. Trabzonspor'un yenilgi ile bitmiş her maçından sonra “Bu takım adamı kanser eder” derler. Umarım bundan sonra buna zatürreyi de eklemeyiz!
Plan Yapmayın Plan,
Tutmaz Karadeniz'de…
3 Temmuz'a kadar gitmeyeceğim. Filmi başa sarıp sarıp izlemekten zaten bıktık! Basın-yayın organlarında aynı şeylerin tekrar tekrar pişirilip önümüze koyulması ise artık midemizi bulandırıyor. 58. maddenin değişip değişmemesi konusundaki görüşlerden, Mehmet Ali Aydınlar'ın istifasına kadarki süreci gözden geçirmekte fayda var. Kendini insanlığın en zekisi sanan bazı şahsiyetlere bir cevap verelim.
21 Aralık'ta “58. madde değişmezse Türk futbolu batar!” diyorsunuz. İddianamede adı geçen diğer kulüplere “biz gidersek sizde geleceksiniz” mesajın verip “el ele verelim 58'i değiştirelim” diyorsunuz.
Sonra ikinci hamlenizi yapıp kulüpleri “Bakın Digitürk ne halde” sorusuyla tuzağa çekmeye çalışıyorsunuz. Sonra Trabzonspor çıkıp “Suçum varsa cezamı çekmeye hazırım” dediğinde de 180 derece dönüyorsunuz. (Unutmadan 21 Aralık'taki “58. madde değişmezse Türk futbolu batar!” açıklamanızı da resmi sitenizden kaldırdığınızı biliyoruz. Ama siz hala bilmiyormuşuz gibi davranabilirsiniz!)
Tarih 20 Ocak oluyor “58. madde değişmesin!” açıklamasını yapıyorsunuz. Devamında “Yarım puanımızı bile sildirmeyiz” diyerek anlamsız bir temiziz imajı yaratma gayretine düşüyorsunuz.
Baştan beri yaptığınız gibi yine medya gücünüzü kullanıp sanki sizden kalan tüm süper lig takımları 58'in değişmesini istiyormuş gibi haberler yaptırıyorsunuz. Aklınız sıra ihaleyi iddianamede adı geçen diğer takımların üstüne bırakıp “bak arkadaşım biz suçsuzluğumuza güveniyoruz ama onlar suçsuz olduğuna güvenmiyor” havası yaratmaya çalıştınız.
“Kulüpler Birliği'nde çoğunluk 58'in değişmesini istiyor” şeklinde her gün haberler çıkarıldı. Sonra Kulüpler Birliği toplandığında çıkan karar “58'in değişmemesi” yönünde olunca “TFF'nin Genel Kurula gitmesini ve 58'in değişip değişmeyeceğine genel kurulun karar vermesini istediniz. Genel Kurul'daki oylamadan da 58 değişmesin kararı çıkınca bu sefer da TFF Yönetimi'nin güven tazelemesi gerektiğini söylediniz.
58'in değişmesini istemeyen Fenerbahçe, değişmesini isteyen Mehmet Ali Aydınlar! Genel Kurul'dan sonra 58'in değişmeyip Fenerbahçe'nin istediği oluyor ve TFF Başkanı istifa sinyali veriyor. Sonra diğer kulüplerin başkana istifa etme yönündeki telkinleri işe yarıyor ve başkan devam kararı alıyor. 1 gün sonra ise TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar istifa kararı veriyor. Gerekçe ise Kısmet Erkiner'in açıklamasıymış! İnandık mı? Hayır.
Kısmet Erkiner bir TV'de canlı yayına bağlanıyor ve UEFA'nın TFF'ye gönderdiği belgeden şu satırları okuyor; “Şayet TFF elinde bulunan delillerden tatmin olmaz ve kulüp yetkililerinin şike yaptığı konusunda bir karara varamazsa, UEFA'ya kulübü Şampiyonlar Ligi'nden çekmenin erken bir karar olduğunu söyleme yetkisindedir. TFF bu savunmayla bize F.Bahçe'yi ihraç edeceğini bildirmeseydi biz onu oynatırdık”
Aydınlar istifasının nedenini CAS Hakemi Erkiner'in canlı yayında bahsettiği bu belge olduğunu söylüyor. Aydınlar da “Benim böyle bir belgeden haberim yok, UEFA bize ikili oynadı” deyip istifayı basıyor. Anlamadığım ise 28 Kasım'da Fenerbahçeli yöneticiler ile kulübün CAS'ta açtığı davaya bakan avukat Emin Özkurt'un katıldığı basın toplantısında açıklayıp, Aydınlar'ın 30 Kasım'da cevap verdiği ve "Gerek UEFA'nın savunması gerekse Pierre Cornu'nun raporunu 18 Kasım'da aldım" dediği belge Kısmet Erkiner'in okuduğu belgeyken nasıl oluyor da Aydınlar “benim bu belgeden haberim yok” diyebiliyor? Siz bizi “keriz” mi sandınız?
Kısmet Erkiner'in açıklaması üzerine Mehmet Ali Aydınlar araştırma yapmışmış da belgeden haberi yokmuşmuş. Bırakın bu saçma bahaneleri lütfen! UEFA sizle yaptığı anlaşmayı CAS savunmasına koyunca Mehmet Ali Aydınlar istifa etti. TFF'nin UEFA ile yaptığı bu anlaşmadan da Fenerbahçe'nin haberi bal gibi vardı. Aydınlar, Arıboğan ve Gümüşdağ'ı da yanına alarak istifa etti. Yani yönetim düşmüş oldu. Yönetim düşünce ne oldu? Diğer kurullarda düşmüş oldu. Hedef neydi? Etik Kurulu'nu düşürüp şike vardır raporunun baştan yazılmasını sağlamak. Yani yeni gelen Etik Kurulu'nun raporu baştan yazılması beklenecek. Şikecileri kurtarma planının bir parçası olan Aydınlar istifasının özeti budur! Kimse 3 maymunu oynamasın!
Can Sıkıcı Sessizlik!
3 Temmuz'dan beri şikenin konuşulduğu bu kaotik ortamda Trabzonspor yönetimi, taraftarı kadar dik duramadı! Bordo-mavili taraftarların sosyal paylaşım sitelerinde takımlarının hakkını savunduğunun onda biri kadar Trabzonspor yönetimi hakkını aramadı. TFF Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. Şike iddianamesinde adı ilk sırada geçen Fenerbahçe'den 5 kişi konuşurken, hakkı yenen Trabzonspor'dan bir yönetici çıkıp tek kelime söylemedi. Sen çıkıp hakkını aramadıktan sonra kimse sana gelip de hakkın olanı vermez arkadaş! En güzel konuşulacak yerdi o genel kurul. Hakkın olanı alanlardan hesap soracağın en güzel yerdi. Trabzonspor'un gücünü arkasına alıp neden elinizi masaya vurmadınız? Pardon, dün camianın arkasında olanların bugün yok olduklarını unuttum!
Trabzonspor camiası! 6 şampiyonluk, 10'larca kupanın sahibi olan bu büyük takımın camiasının sessizliği de neyin nesi? İstanbul saltanatını devirip kupaların yönünü Anadolu'ya çeviren Trabzonspor'un büyükleri nerede? Neden çıkıp “Bu takım gökten zembille inmedi. Bu takım müzesindeki kupaları alın teriyle, canla başla ortaya koyduğu mücadeleyle kazandı” demiyorlar! Gerçek Trabzonsporluluk duruşu sizin şuan ki duruşunuz ile örtüşüyor mu? Hadi hepsini geçtim de rahmetli Kazım Abi'nin şu sözü de mi aylardır aklınıza gelmedi: “Trabzonspor'u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmişti.”
Allah'tan Trabzonspor'un Güneş'i var. O da olmasa Trabzonspor'un figürlerinden olan Trabzon takası çoktan su almıştı. Her zora düşenin sarıldığı Güneş! Yöneticileri ipten alan Güneş! Söve söve gönderilip, öve öve geri getirilen Güneş! Trabzonspor'u hem sahada hem de masada savunan Güneş! Peki, Güneş'e Trabzonspor ne verdi? Güneş'in bu camiaya verdiğini camia ona verebildi mi? Fenerbahçe'nin Lefter'i, Galatasaray'ın Metin Oktay'ı, Beşiktaş'ın Şeref ve Hakkı'sı var. 3 İstanbul büyüğü en az bir kişiyi öne çıkarırken neden Trabzonspor'da bizim de Güneş'imiz var diyemiyor.
Birde televizyonlarda ve gazetelerde yorumculuk ve yazarlıktan beş kuruş almayan, toplasan bir elin beş parmağını geçmeyecek sayıdaki Trabzonspor sevdalısı akil kişiler iyi ki var! Onlarda olmasa Trabzonspor medyada kimsesiz bir çocuk gibi kalacak…
Bir gün Türk Futbol'unda her şeyin yolunda gitmesinden korkuyoruz! Çünkü öyle bir durumda ne yapmamız gerektiğini hiçbirimiz bilmiyoruz.
Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Trabzonspor

