Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Kaptan dümende sorun yaşarsa...
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Galatasaray kaptanı Arda Turan, takım arkadaşlarını kendilerini desteklemeye
gelen taraftarlarının yanına götürürken; Cristian Baroni'nin kasti darbesi
üzerine bir anda alevlendi ve kendi barutunu ateşledi.
Üzerine yaşananlar ise (her zaman dile getirilen) derbide olmaması
gerekenlerdi.
Şükrü Saracoğlu'nda baskının üzerine, Baroni'nin de Arda'yı demoralize eden
hareketi; G.Saray kaptanının motivasyonunu da aldı götürdü.
kaldı.
Zaman zaman Gökhan'ın ataklarını karşılamak zorunda kaldı.
Cristian Baroni hiçbir şey yokmuş gibi oyununa bakarken; Arda'nın aklının
hala ısınma hareketlerindeki olaylarda kaldığı çok açıktı.
Maç içerisinde Baroni'nin Arda'ya tatlı sert müdahaleleri ise kalan
enerjisini de bitirdi.
Oyundan çıkarken bile 'kaptan' edasını kaybetmiş gibiydi.
Dümende kaptan sorun yaşayınca, geri kalanlar da kaptana ayak uydurdu.
Sonuçta ise G.Saray yine aynı sonuç ile karşı karşıya kaldı.
DİRENÇ FARKI
Derbinin en önemli anekdotu bu aslında...
Fenerbahçe'de Daum'un sahaya sürdüğü 11'de rakibine karşı üstün bir tablo
vardı.
Kadıköy'de Galatasaray'ın psikolojik baskı altında olduğu 'doğru'; fakat
sadece seyirci ile bu işler olsa Fenerbahçe sahasında mağlubiyet görmezdi.
Fenerbahçeli futbolcuların, ezeli rakiplerine karşı her bölgede bariz
üstünlüğü vardı.
Forvette Kazım, Servet-Gökhan ikilisine yetti de arttı.
Ön liberoda Emre ile Baroni neredeyse hatasızdı.
Lugano ve Bilica'nin fazla zorlanmadığı bir maçtı zaten...
Alex gerektiği yerde, gerektiği zamanda, olması gereken bölgelerdeydi.
G.Saray'ın en önemli silahları kanatlardan gelecek olan Arda ve özellikle
Keita'ydı.
Daum defansif önlemlerini sağlama aldığı için, bu iki yıldız adım atamadı.
Rijkaard ofans anlayışını zerre değiştirmeyince, savunmasında doğal olarak
her maçta yaptığı açıkları verdi.
Elano da Kadıköy'e Roberto Carlos ile forma değiştirmeye gelmiş edasında
olunca;
Kanatlardan kilitlenen Galatasaray, ilk yarıda neredeyse pozisyon üretemedi.
Kadro yapısı ve maç içindeki oyuncu değişiklikleri eleştirilen Daum, kritik
maçta hata yapmadı.
Rijkaard ise her zamanki klasik değişikliklerle bu kez mucize bekledi.
Keita'nın atılması ise tek çıkış yolu olan Galatasaray'ın son kapısını da
kapattı.
Bu sezon neredeyse en iyi futbolunu oynayan Fenerbahçe, çok az pozisyon
vererek, karşılaşmayı aslında rahat kazandı diyebiliriz.
10 senedir maça hükmen mağlup başlayan Galatasaray'ın yenilgisi ise aslında
kimseleri şaşırtmadı.
KEITA BU KEZ TUTTURDU
gelen taraftarlarının yanına götürürken; Cristian Baroni'nin kasti darbesi
üzerine bir anda alevlendi ve kendi barutunu ateşledi.
Üzerine yaşananlar ise (her zaman dile getirilen) derbide olmaması
gerekenlerdi.
Şükrü Saracoğlu'nda baskının üzerine, Baroni'nin de Arda'yı demoralize eden
hareketi; G.Saray kaptanının motivasyonunu da aldı götürdü.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Sol kanatta Gökhan Gönül ile uğraşmaktan ofansif anlamda katkıdan uzakkaldı.
Zaman zaman Gökhan'ın ataklarını karşılamak zorunda kaldı.
Cristian Baroni hiçbir şey yokmuş gibi oyununa bakarken; Arda'nın aklının
hala ısınma hareketlerindeki olaylarda kaldığı çok açıktı.
Maç içerisinde Baroni'nin Arda'ya tatlı sert müdahaleleri ise kalan
enerjisini de bitirdi.
Oyundan çıkarken bile 'kaptan' edasını kaybetmiş gibiydi.
Dümende kaptan sorun yaşayınca, geri kalanlar da kaptana ayak uydurdu.
Sonuçta ise G.Saray yine aynı sonuç ile karşı karşıya kaldı.
DİRENÇ FARKI
Derbinin en önemli anekdotu bu aslında...
Fenerbahçe'de Daum'un sahaya sürdüğü 11'de rakibine karşı üstün bir tablo
vardı.
Kadıköy'de Galatasaray'ın psikolojik baskı altında olduğu 'doğru'; fakat
sadece seyirci ile bu işler olsa Fenerbahçe sahasında mağlubiyet görmezdi.
Fenerbahçeli futbolcuların, ezeli rakiplerine karşı her bölgede bariz
üstünlüğü vardı.
Forvette Kazım, Servet-Gökhan ikilisine yetti de arttı.
Ön liberoda Emre ile Baroni neredeyse hatasızdı.
Lugano ve Bilica'nin fazla zorlanmadığı bir maçtı zaten...
Alex gerektiği yerde, gerektiği zamanda, olması gereken bölgelerdeydi.
G.Saray'ın en önemli silahları kanatlardan gelecek olan Arda ve özellikle
Keita'ydı.
Daum defansif önlemlerini sağlama aldığı için, bu iki yıldız adım atamadı.
Rijkaard ofans anlayışını zerre değiştirmeyince, savunmasında doğal olarak
her maçta yaptığı açıkları verdi.
Elano da Kadıköy'e Roberto Carlos ile forma değiştirmeye gelmiş edasında
olunca;
Kanatlardan kilitlenen Galatasaray, ilk yarıda neredeyse pozisyon üretemedi.
Kadro yapısı ve maç içindeki oyuncu değişiklikleri eleştirilen Daum, kritik
maçta hata yapmadı.
Rijkaard ise her zamanki klasik değişikliklerle bu kez mucize bekledi.
Keita'nın atılması ise tek çıkış yolu olan Galatasaray'ın son kapısını da
kapattı.
Bu sezon neredeyse en iyi futbolunu oynayan Fenerbahçe, çok az pozisyon
vererek, karşılaşmayı aslında rahat kazandı diyebiliriz.
10 senedir maça hükmen mağlup başlayan Galatasaray'ın yenilgisi ise aslında
kimseleri şaşırtmadı.
KEITA BU KEZ TUTTURDU
Kasımpaşa maçında da Carlos'a attığı yumruğun benzerini rakibine sallamış;
ama es geçmişti.
Keita bu kez tam isabeti tutturdu.
Orta alanda Carlos'u ender geçtiği bir pozisyonda rakibinin kendisine
sarılması üzerine, sinirlerine hakim olamadı ve Roberto Carlos'un yüzüne
yumruğu patlattı.
Maç içinde fazlaca pozisyona giren ve boş alanda oynamayı çok seven Keita;
Vederson-Carlos kıskacından kurtulamayınca mağlubiyetin üzerine tuz biber
döktü.
Sarı kart gördüğü için Sivasspor karşısında zaten cezalı olan Keita, bu
kırmızı kart ile G.Saray'ın vitesini düşürecek gibi.
PFDK'dan ne karar çıkacak henüz bilmiyoruz; ama en az 3 maç gelmesi olası
ihtimal.
Averaj farkıyla da olsa 3. sıraya inen Cim Bom'da Baros'ta kırık olmasının
üzerine, Keita'nın yumruğu eklenince; ilerleyen haftalarda Rijkaard'ın artık
B planını devreye sokması gerekecek.
ama es geçmişti.
Keita bu kez tam isabeti tutturdu.
Orta alanda Carlos'u ender geçtiği bir pozisyonda rakibinin kendisine
sarılması üzerine, sinirlerine hakim olamadı ve Roberto Carlos'un yüzüne
yumruğu patlattı.
Maç içinde fazlaca pozisyona giren ve boş alanda oynamayı çok seven Keita;
Vederson-Carlos kıskacından kurtulamayınca mağlubiyetin üzerine tuz biber
döktü.
Sarı kart gördüğü için Sivasspor karşısında zaten cezalı olan Keita, bu
kırmızı kart ile G.Saray'ın vitesini düşürecek gibi.
PFDK'dan ne karar çıkacak henüz bilmiyoruz; ama en az 3 maç gelmesi olası
ihtimal.
Averaj farkıyla da olsa 3. sıraya inen Cim Bom'da Baros'ta kırık olmasının
üzerine, Keita'nın yumruğu eklenince; ilerleyen haftalarda Rijkaard'ın artık
B planını devreye sokması gerekecek.
Haber; Sporx.com Yazarlar
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

