Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
LeBron James'in rövanşı!
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
2007 NBA Finali Lebron James için bir milat olarak hafızalarımıza kazındı.
O zamanlar Cleveland Cavaliers (basketbol tarihinde efsane olan 23) forması giyen James için takımını sırtlayarak finallere kadar ulaştırması çok büyük bir başarıydı. Herkesin beklentisi Michael Jordan olması ve şampiyonluğa giden yolda ki son adımı da atarak yeni bir efsanenin ortaya çıkmasına tanıklık etmekti. Karşısında ise yılların tecrübesi San Antonio Spurs ile oynayacakları bir final serisi vardı ve Lebron James için gerçekten ağır bir yüktü.
Lebron James ise bu yaşananlar sebebiyle hayatına ve basketbol yaşantısına nasıl yön vermesi gerektiğine karar verme şansını işte bu nokta da yakaladı.
Cleveland Cavaliers tüm yükü sırtlamasını istercesine takımı takas dönemlerinde iyi idare edemedi ve Lebron James'i yalnız bıraktı. Hayatındaki dönüm noktası da işte böyle başladı. Artık kaybeden ya da tek başına varlık mücadelesi veren bir takımda olmaması gerekiyordu ve Miami Heat'in yolunu tutarak Wade ve Bosh ile aynı takımda buluştular.
Peki, ne oldu?
Azim, çalışma, tecrübe ve takım oyunu, gençlik, hız, atletiklik ve yıldızlıktan üstün gelerek, ilk yıl için şampiyonluğun çok erken olduğunu ve kazanmaları gereken daha çok erdem'in varlığını Miami'ye göstermiş oldu. Sonra ki sene Oklahoma City Thunder karşısında bu erdemi yakaladılar ve şampiyonluğa ulaştılar.
Bu sene ise çok başarılı geçen normal sezonda neredeyse 1971-72 sezonunda LA Lakers'ın üst üste 33 maç kazanarak galibiyet serisi ile yakaladıkları zor bir rekoru zorladılar. Lebron James normal sezon MVP ödülünü kazandı. İşler yolunda gözüküyordu.
Miami Heat için, çok iyi bir playoff geçirdiklerini söylemek mümkün olmasa da adını finale yazdırmayı başardılar.
Ve yıl 2013… Lebron James bu sefer 6 numaralı forması ile San Antonio Spurs karşısında.
Duruma baktığımızda sanki Cleveland dönemindeki gibi son iki maç hariç sahada yalnız kalan bir Lebron James gördük. Böyle olması Lebron'un oyununu da ciddi şekilde etkiliyor. Takım halinde bir türlü ritimlerini bulamıyorlar ve tedirgin bir durum hakim. Sezon içinde sahaya yansıttıkları oyunu bir türlü yakalayamamaları çok büyük bir handikap. Kalan son iki maçta oyundan zevk alarak sahaya çıkmaları ve istedikleri oyunu sahaya yansıtmaları gerekiyor. Aksi halde bu takımın liderliğini üstlenen Lebron James tıpkı 2007 finallerinde yaşadığı duygunun içerisine girecektir ve rövanşı kaybetmesi eleştiri oklarını üzerine çekecektir.
Artık gelinen bu son noktada yıllardır kıyaslandığı Kobe Bryant'ın hırsı ve kazanma arzusunu Lebron James üzerinde görmemizi sağlayabilecek mi?
Hep beraber bekleyip göreceğiz.
O zamanlar Cleveland Cavaliers (basketbol tarihinde efsane olan 23) forması giyen James için takımını sırtlayarak finallere kadar ulaştırması çok büyük bir başarıydı. Herkesin beklentisi Michael Jordan olması ve şampiyonluğa giden yolda ki son adımı da atarak yeni bir efsanenin ortaya çıkmasına tanıklık etmekti. Karşısında ise yılların tecrübesi San Antonio Spurs ile oynayacakları bir final serisi vardı ve Lebron James için gerçekten ağır bir yüktü.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Beklentiler her ne kadar yüksek tutulmuş olsa da yeni bir efsanenin yaratılması bu kadar basit bir şey değildi. Adını finale yazdıran San Antonio Spurs'ta Tony Parker iş başında takımını yönetirken, Tim Duncan ise (İceman) lakabını neden aldığını gösterdiği soğukkanlılıkla ve ustası David Robinson'dan takım ağabeyliğinin nasıl yapılacağını sahaya tam olarak yansıtmasıyla çok zorlu bir sezonun sonunu getirmeyi bildiler. Lebron James önderliğindeki Cleveland Cavaliers'ı 4 – 0 ile sahadan silerek, San Antonio Spurs şampiyonluğa ulaştı. Lebron James ise bu yaşananlar sebebiyle hayatına ve basketbol yaşantısına nasıl yön vermesi gerektiğine karar verme şansını işte bu nokta da yakaladı.
Cleveland Cavaliers tüm yükü sırtlamasını istercesine takımı takas dönemlerinde iyi idare edemedi ve Lebron James'i yalnız bıraktı. Hayatındaki dönüm noktası da işte böyle başladı. Artık kaybeden ya da tek başına varlık mücadelesi veren bir takımda olmaması gerekiyordu ve Miami Heat'in yolunu tutarak Wade ve Bosh ile aynı takımda buluştular.
Peki, ne oldu?
Azim, çalışma, tecrübe ve takım oyunu, gençlik, hız, atletiklik ve yıldızlıktan üstün gelerek, ilk yıl için şampiyonluğun çok erken olduğunu ve kazanmaları gereken daha çok erdem'in varlığını Miami'ye göstermiş oldu. Sonra ki sene Oklahoma City Thunder karşısında bu erdemi yakaladılar ve şampiyonluğa ulaştılar.
Bu sene ise çok başarılı geçen normal sezonda neredeyse 1971-72 sezonunda LA Lakers'ın üst üste 33 maç kazanarak galibiyet serisi ile yakaladıkları zor bir rekoru zorladılar. Lebron James normal sezon MVP ödülünü kazandı. İşler yolunda gözüküyordu.
Miami Heat için, çok iyi bir playoff geçirdiklerini söylemek mümkün olmasa da adını finale yazdırmayı başardılar.
Ve yıl 2013… Lebron James bu sefer 6 numaralı forması ile San Antonio Spurs karşısında.
Duruma baktığımızda sanki Cleveland dönemindeki gibi son iki maç hariç sahada yalnız kalan bir Lebron James gördük. Böyle olması Lebron'un oyununu da ciddi şekilde etkiliyor. Takım halinde bir türlü ritimlerini bulamıyorlar ve tedirgin bir durum hakim. Sezon içinde sahaya yansıttıkları oyunu bir türlü yakalayamamaları çok büyük bir handikap. Kalan son iki maçta oyundan zevk alarak sahaya çıkmaları ve istedikleri oyunu sahaya yansıtmaları gerekiyor. Aksi halde bu takımın liderliğini üstlenen Lebron James tıpkı 2007 finallerinde yaşadığı duygunun içerisine girecektir ve rövanşı kaybetmesi eleştiri oklarını üzerine çekecektir.
Artık gelinen bu son noktada yıllardır kıyaslandığı Kobe Bryant'ın hırsı ve kazanma arzusunu Lebron James üzerinde görmemizi sağlayabilecek mi?
Hep beraber bekleyip göreceğiz.
Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

