Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Trabzon iyi yolda, ciddiyim…
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Trabzonspor'un Beşiktaş'ı skor olarak olmasa da pozisyon olarak pert ettiği ve Sivasspor'un kendi evinde Galatasaray'dan dört yediği maçları düşünerek Avni Aker'e giden Trabzonsporluları skor olarak tatmin etmeyen bir galibiyet oldu. Zira Galatasaray'ın Sivasspor'a dört çektiği maçın skoru ile Trabzonspor'un Beşiktaş'ı pozisyona boğduğu maçların skoru sahada oynanan futbolu yansıtmamıştı. Çünkü Sivas takımı Galatasaray'ı konuk ettiği maçta en az 6-7 net fırsatı, beceriksizliğe kurban etmişti. Trabzonspor'da tarihi farkı kaçırmıştı Beşiktaş karşısında. Ancak bir taraftar kötü bir Beşiktaş diğer taraftar şanslı ve iyi bir Galatasaray vardı.
Sivasspor, belli ki Trabzon'un büyüklüğünü kabul etmiş. Öyle olmasa maça kontratak düşüncesiyle çıkmaz ve 1 puana razı bir takım fotoğrafı vermezdi. Rakibin oyun mantalitesinden bu sonucu çıkarmayanlar için bir diğer kanıt ise Sivas kalecisi Aykut'tu. Maçın daha ilk 5 dakikası bile geride kalmamışken kullanacağı aut vuruşunda 6 saniye kuralını aşması ve bunu Trabzonspor'un galibiyet golüne kadar kullandığı tüm toplarda uygulaması iyi gören gözlerden kaçmamıştır. Aynı hareketi defalarca yapmasına rağmen hakemin sarı kartını kullanmaması ise işin ayrı bir komedisi.
Rakibin 1-0 öne geçtiği dakikaya kadar sadece cılız bir Erman şutu vardı. Trabzonspor'un sorunu ise oyunu rakibin sahasına yıkmasına ve devamlı pas yapmasına rağmen bitirici paslarının olmaması ve bireysel yetenekleri kullanamamasıydı. Olcan'ın olmaması Trabzonspor'u bir kanadı kırılmış bir kuş gibi yaptı.
Olcan'ın eksikliğinde Beşiktaş maçının iyilerinden olan Volkan'ın bir sağ kanadı bir sol kanadı kullanma isteği ve başarısı geçer not aldı. Güzel oyunun meyvesini de attığı galibiyet golüyle hem kendi aldı, hem de takımına tatlı bir üç puan kazandırdı. Sivassporlu Kaan'ın yaptığı faul sonrasında hakemin cezalandırmasını beklemeyip kendi işini tekmeleyerek görmesini ise hakem yarı oranında cezalandırdı.
Colman yorulana kadar takımı idare eden, araştıran ve en çok isteyen adam olarak dikkat çekti. Geldiği günden bu yana Colman'a olan inancım bir an bile sarsılmadı. Duygusal ve çabuk kırılan bir yapıya sahip, lütfen sizde bu güzel Arjantinliye olan inancınızı hep koruyun. Aykut Trabzonspor'da direkt oynayacak düzeye henüz ulaşamadı, ama O'nun geleceğinin de parlak olduğunu ve sabır gösterilmesi gerektiğini söylemeye lüzum yok sanırım. En azından bazı arkadaşlarına gösterilen sabrın aynısına ihtiyacı var.
Celutska ve Serkan hatasıza yakın oynadı. Birkaç pozisyonda oynadığı kanattan rakibini kaçırdığını görmezden gelirsek kalitesini inkar edecek kadar kötü bir futbol oynamadı Cech. Ben Adrian konusunda genelin taşıdığı düşüncelere sahip değilim. Adrian'a önümüzdeki bir sezon daha sabır denilmeli. Klasik olacaksa da 'kumaşı iyi' demekten kendimi almayacağım. Henrique'nin ise yararlı olmaya çalıştığından zerrece şüphem yok ancak yapmaması gereken ne varsa yaparken yapması gereken hiçbir şeyi yapmaması sezon başında yaşadığı sakatlığın bacağından çok kafasından olduğunu düşünüyorum. Alanzinho ise bildiğiniz gibi. Halil ile beraber sonradan girdiği oyunda Halil'in pasıyla oyuna dengeyi getirdi. İpten Alan'zinho yani. Bildiğiniz gibi işte…
Burak Yılmaz özelinde bir yorum yapacak olsak bir yazıya sığmayacak kadar cümle kurabiliriz. Bir taraftan baktığında 30 gol atmış ve gol krallığında Türkiye rekorunu egale etmeye giden bir oyuncu görürken, diğer taraftan yarım metre yanındaki adamın ayağına basmayacak kadar adı konamaz bir oyuncu görüyorsun. Umarım Trabzonspor'a rekor sahibi bir oyuncunun lazım olmadığını daha çok arkadaşlarıyla yardımlaşan, pres yapan, topa basan bir golcünün lazım olduğunu birileri Burak'a söylüyordur. Umut Bulut çalışkanlığının yarısı olsa derim ama sizin “o zaman Trabzonspor'da mı oynar” demenizden korkuyorum. Bu eleştirilerin nedeni kaçırdığı penaltı değildir. Ancak her takımın olduğu gibi Trabzonspor'un da bir penaltıcısı vardır ve bu Colman'dır.
Sivasspor, geçen yılki olaylar sonrasında, bu yıl totemlere gerek duymadan bir puanı razı bir oyun oynadı ancak alamadı. Trabzonspor ise Beşiktaş galibiyetine skor olarak benzer futbol olarak yakın bir şekilde geceyi tamamladı. Trabzonspor tribünlerinde bir ara Vittek'i görür gibi oldum. Tribünlere kadar gelmiş de sahaya ne zaman teşrif edecek? Play-Off öncesinde Trabzonspor kendi göbeğinin bağını kesecek pozisyonda. Kalan 4 maçtan ikisi üst sıralardaki iki İstanbul büyüğüyle. 4 maç 12 puan yaparlarsa Play-Off'a moralli giderler ve bordo- mavililer açısından iyi bir 4'lü turnuva olur.
twitter.com/yakupcamoglu
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Sıralamadaki yerinden de belli olduğu gibi ligin iyi futbol oynayan takımlarından biriydi rakip. Ancak Trabzonspor karşısındaki Sivasspor'dan bildiğimiz ve gördüğümüzden çok uzaktaydı.Sivasspor, belli ki Trabzon'un büyüklüğünü kabul etmiş. Öyle olmasa maça kontratak düşüncesiyle çıkmaz ve 1 puana razı bir takım fotoğrafı vermezdi. Rakibin oyun mantalitesinden bu sonucu çıkarmayanlar için bir diğer kanıt ise Sivas kalecisi Aykut'tu. Maçın daha ilk 5 dakikası bile geride kalmamışken kullanacağı aut vuruşunda 6 saniye kuralını aşması ve bunu Trabzonspor'un galibiyet golüne kadar kullandığı tüm toplarda uygulaması iyi gören gözlerden kaçmamıştır. Aynı hareketi defalarca yapmasına rağmen hakemin sarı kartını kullanmaması ise işin ayrı bir komedisi.
Rakibin 1-0 öne geçtiği dakikaya kadar sadece cılız bir Erman şutu vardı. Trabzonspor'un sorunu ise oyunu rakibin sahasına yıkmasına ve devamlı pas yapmasına rağmen bitirici paslarının olmaması ve bireysel yetenekleri kullanamamasıydı. Olcan'ın olmaması Trabzonspor'u bir kanadı kırılmış bir kuş gibi yaptı.
Olcan'ın eksikliğinde Beşiktaş maçının iyilerinden olan Volkan'ın bir sağ kanadı bir sol kanadı kullanma isteği ve başarısı geçer not aldı. Güzel oyunun meyvesini de attığı galibiyet golüyle hem kendi aldı, hem de takımına tatlı bir üç puan kazandırdı. Sivassporlu Kaan'ın yaptığı faul sonrasında hakemin cezalandırmasını beklemeyip kendi işini tekmeleyerek görmesini ise hakem yarı oranında cezalandırdı.
Colman yorulana kadar takımı idare eden, araştıran ve en çok isteyen adam olarak dikkat çekti. Geldiği günden bu yana Colman'a olan inancım bir an bile sarsılmadı. Duygusal ve çabuk kırılan bir yapıya sahip, lütfen sizde bu güzel Arjantinliye olan inancınızı hep koruyun. Aykut Trabzonspor'da direkt oynayacak düzeye henüz ulaşamadı, ama O'nun geleceğinin de parlak olduğunu ve sabır gösterilmesi gerektiğini söylemeye lüzum yok sanırım. En azından bazı arkadaşlarına gösterilen sabrın aynısına ihtiyacı var.
Celutska ve Serkan hatasıza yakın oynadı. Birkaç pozisyonda oynadığı kanattan rakibini kaçırdığını görmezden gelirsek kalitesini inkar edecek kadar kötü bir futbol oynamadı Cech. Ben Adrian konusunda genelin taşıdığı düşüncelere sahip değilim. Adrian'a önümüzdeki bir sezon daha sabır denilmeli. Klasik olacaksa da 'kumaşı iyi' demekten kendimi almayacağım. Henrique'nin ise yararlı olmaya çalıştığından zerrece şüphem yok ancak yapmaması gereken ne varsa yaparken yapması gereken hiçbir şeyi yapmaması sezon başında yaşadığı sakatlığın bacağından çok kafasından olduğunu düşünüyorum. Alanzinho ise bildiğiniz gibi. Halil ile beraber sonradan girdiği oyunda Halil'in pasıyla oyuna dengeyi getirdi. İpten Alan'zinho yani. Bildiğiniz gibi işte…
Burak Yılmaz özelinde bir yorum yapacak olsak bir yazıya sığmayacak kadar cümle kurabiliriz. Bir taraftan baktığında 30 gol atmış ve gol krallığında Türkiye rekorunu egale etmeye giden bir oyuncu görürken, diğer taraftan yarım metre yanındaki adamın ayağına basmayacak kadar adı konamaz bir oyuncu görüyorsun. Umarım Trabzonspor'a rekor sahibi bir oyuncunun lazım olmadığını daha çok arkadaşlarıyla yardımlaşan, pres yapan, topa basan bir golcünün lazım olduğunu birileri Burak'a söylüyordur. Umut Bulut çalışkanlığının yarısı olsa derim ama sizin “o zaman Trabzonspor'da mı oynar” demenizden korkuyorum. Bu eleştirilerin nedeni kaçırdığı penaltı değildir. Ancak her takımın olduğu gibi Trabzonspor'un da bir penaltıcısı vardır ve bu Colman'dır.
Sivasspor, geçen yılki olaylar sonrasında, bu yıl totemlere gerek duymadan bir puanı razı bir oyun oynadı ancak alamadı. Trabzonspor ise Beşiktaş galibiyetine skor olarak benzer futbol olarak yakın bir şekilde geceyi tamamladı. Trabzonspor tribünlerinde bir ara Vittek'i görür gibi oldum. Tribünlere kadar gelmiş de sahaya ne zaman teşrif edecek? Play-Off öncesinde Trabzonspor kendi göbeğinin bağını kesecek pozisyonda. Kalan 4 maçtan ikisi üst sıralardaki iki İstanbul büyüğüyle. 4 maç 12 puan yaparlarsa Play-Off'a moralli giderler ve bordo- mavililer açısından iyi bir 4'lü turnuva olur.
twitter.com/yakupcamoglu
Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Trabzonspor

