Sporx Logo
Takımım Dünya Kupası
2026
Türkiye Özel Canlı Skor
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
“Ya şimdi ya asla”
Google News

“Ya şimdi ya asla”

SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
İki ağır sıklet eldivenin maçı gibi bu seri. Hani dedik ya seriden önce pamuk ipliklerine bağlı bu serinin akıbeti diye. Maçların ilk üç çeyreklerini, ne ilk üç çeyreği, ilk 44 dakikasını izlemeseniz bile, son 4 dakikalarını izleseniz ömre bedel. İki takımın da birbirine karşı o kadar silahı var ki, her türlü darbeye rağmen düşmüyorlar. Biri 39 derece ateşle çıkıyor sahaya. Öteki ilk çeyrekte sakatlanıyor ama geri dönüp göğsünü siper ediyor maçın kalanında.

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Tahminler doğrultusunda müthiş bir seri izliyoruz. Gerçekten tam bir psikolojik savaş. İki takım da iliklerine kadar istiyor bu yüzüğü. Seri su ana kadar bitmiş olabilirdi aslında. Hani geçmiş 5 maça baktığınızda cümlelere “o son top kaybı olmasaydı..”, “o son atış girseydi..” şeklinde başlayıp sonunda “…Miami / Dallas kapmıştı yüzüğü” diye yazabilirdik. 5 maç da çok yakın geçti.

Mavs son iki maçı kazandığı için moral avantajı onlarda elbet. Ama burada bitmiyor ki olay. Geçen seneyi hatırlayın. İlk maçı Lakers evinde kazanmıştı. Celtics 2. maçı kazanınca avantaj onlara geçmişti. Lakers deplasmanda 3. maçı kazanınca herkes Lakers'ı övmeye başlamıştı. Celtics 4. ve 5. maçları kazanınca birden “Celtics şampi..” deniyordu. Son iki maç Staples'taydi ve Lakers iki maçı da kazanarak yüzüğe ulaşmıştı. O serinin gidişatıyla bu seri su ana kadar tamamen aynı. Şimdi Mavs 3-2 önde ve son iki maç Miami'de.

Lakers'ın geçen sene şampiyon olmasındaki en önemli viraj 6. maçtı. Hatırlarsınız Lakers Celtics'i 6. maçta parça pinçik etmişti ve ibreyi lehine çevirmişti. Miami'nin güvenini yeniden kazanması ve Mavs'in yüreğine korkuyu sonunda salabilmesi için Pazar günü oynanacak 6. maçı o şekilde kazanması gerek. Tecrübeli takımlar da sendelerler. O kadar darbeye rağmen düşmeyen, Dirk önderliğinde son çeyreklerde ayağa kalkıp son yumruğu vuran Mavs'i şu saatten sonra gerçekten düşürebilecek adam var aslında Miami'de. O da LeBron'dan başkası değil. Wade takımın esas oğlanı gibi elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Miami şampiyon olursa Wade Final MVP'si olacak. O derece mangal yürekli. Bosh da takdire sayan bir mücadele ortaya koyuyor. 3. maçın sonlarındaki hançeri o sapladı sonuçta. Miami'nin o beğenmediğimiz diğer oyuncuları da beklentilerin üstünde bir mücadele ortaya koyuyorlar oyunun her iki yanında. LeBron'sa son çeyreklerde anlaşılmaz şekilde yine yokları oynuyor, daha doğrusu kendinden beklenildiği gibi oynamıyor. İyi bir görev adamından çok daha fazlası diye biliyoruz biz LeBron'u. Michael Jordan, Kobe Bryant gibileriyle değil de Scottie Pippen'larla beraber anılmak istiyorsa o zaman doğru yolda.

LeBron'un maçın son kritik anlarında bencillik etmeyip sazı Wade'e devretmesi gerektiğini, öyle yaparsa takımın daha rahat edeceğini, çünkü Wade'in kritik anlarda LeBron'dan daha iyi performans gösterdiğini belirtmiştim daha önceki yazılarda. Fakat LeBron sayı yükü anlamında maçın geri kalanında da o kadar etkisiz ki, Wade Miami şu seriyi kazanırsa Finallerin MVP'si olacak kadar müthiş oynuyor maçların genelinde. Wade ‘in 5. maçın ilk çeyreğinde Brian Cardinal'le çarpışması sonucu yaşadığı sakatlık LeBron'un ipleri eline alması için bulunmaz bir nimetti. Beceremedi. Jason Terry'nin son iki maçta soktuğu şutlar gibilerini LeBron'un atması gerekirdi, ama nerde? İsabetsiz atışlardan tutun top kayıplarına hücum faullere kadar yapılmaması gereken ne varsa yapıyor son çeyreklerde. Pamuk iplikleri eline ayağına dolanıyor. Hücumda vücudunu kullanıp ortalığı kasıp kavurması beklenirken eriyip bitiriyor kendini. Ben bu filmi birkaç defa görmüştüm. Sonu iyi bitmemişti. 2 sene önceki Orlando serisi ve geçen seneki Celtics serisinden bahsediyorum tabii ki.

Her şeye rağmen yine de geç değil. Saat işliyor. Madem yeteneklerini South Beach'e götürdün ve görünen o ki yeteneklerin Miami - Dallas uçağını kaçırıp seni deplasmanda yalnız bırakmış, şimdi iki maç South Beach'tesin. O yeteneklerini hatırlayıp ilk yüzüğünü takma zamanı. Al bak şimdi etrafında olası bir kayıpta bahaneler dizeceğin “takımda benden başka yıldız yok ki, olsa dükkan senin” diyebileceğin bir durum da yok. Wade dediğin adam sen o takımda yokken zaten o yüzüğü takıvermişti parmağına. Olay sende bitiyor LeBron. Yoksa geçen seneki gibi LeBron mu LeBalon mu diye tekerlemeler başlar haberin olsun.

Başlıktaki sözü 5. maçtan önce sen yazdın Twitter'ına. Ama bu sözün arkasında duracak bir oyun oynadın mı şu ana kadar seride? Hayır. Bana 4. çeyreklerin resmini cız LeBron. Triple double iyi hoş ama maçı kaybettin mi gayet boş. Sen tüm maçı iyi oynaşan bile son çeyrekler hatta son anlar hatırlanır. Öyle bir basket at ki veya öyle bir top çal ki veya öyle bir asist yap ki, hatta öyle bir blok yap ki en kritik anda, o bile yeter. 20 kusur sene öncesinin finallerinin görüntülerine baktığımızda, o serilerin son anları oynatılır. İlla 30-40 sayı atmana, triple double yapmana gerek yok aslında.

Hayır drama yaratıp “ya şimdi ya da asla” demiyorum. Bu sene olmazsa önümüzdeki seneler var. Yine de yarın gerçekten çok geç olabilir. Hem rahmetli Elvis reis demiş zamanında, “Ya şimdi ya da asla. Gel beni sıkıca tut. Öp beni sevgilim. Bu akşam benim ol. Yarın çok geç olacak. Ya şimdi ya da asla. Benim aşkım beklemez”. Bu şarkının sözleri aslında Mavs'in durumuna daha uygun. Yaşını başını almış kelli felli adamlar ama maçların sonlarını yarınlar yokmuş gibi daha çok oynayan da onlar. Ama “ya şimdi ya da asla”yı yazan sensin, sözünün arkasında bir kerelik dur madem. Zira kuru lafla peynir gemisi yürümez.

Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Sporx Anasayfasına Dön yukarı ok
Sporx Anasayfasına Dön